top of page

Özüne yabancı ve düşman nesiller





Kendi özüne yabancı insanlar, zihniyet olarak en kolay teslim alınan ve gönüllü şekilde kafirlere hizmetkar olabilen kişilerdir.


Bir kardeşimizin mesajı:


Alman dili ve edebiyatı okudum ama alman düşünürleri yerine yahudi yazarlar ve ülkemize ihanet edip, Almanya'ya iltica ile entegre olan ve iltica etmiş vatan hainlerinin yazdıkları müsveddeleri okutup durdular.Alman idealizmi ve kültür tarihini kendi çabalarımla öğrendim desem....


Yanıtım:


Onların amacı da "kendilerine hizmet eden düşünürleri, yazarları, siyasetçileri, edebiyatçılar, bilim insanlarını" dünyaya tanıtmak ve onların düşünce felsefeleri gölgesinde yeni nesiller yetiştirmek. Bunu da 250 yıldır gayet güzel bir şekilde yapıyorlar. Bütün eğitim sistemini, kültür ve sanat yaşamını, medyayı ellerine aldılar ve toplumların kılcal damarlarına kadar işlediler. Her yeri kontrolleri altına aldılar ve insanların beyinlerini yıkadılar. Kötü bir eğitim sistemini "mecburi" yaparak genç nesillerin süper ego, modernite, popülizm, ucuz şovenizm, olmayan genel kültür, gerçek akıldan yoksunluk, düşük zeka kapasitesiyle öne çıkma becerisiyle büyümelerine yol açtılar. Onlar küreselci düzene teslim olarak ve kendilerini de üstün görerek hareket ederlerken küreselciler de kendilerine "gönüllü köleler" buldular. Şekilci ve gösterişçi nesiller kolaylıkla materyalizme, kapitalizme, nefsin emirlerini yerine getirmeye başlarlar. Fiziksel olarak bir güzellikleri olsa bile ruhları çirkin olur. Yaş aldıkça ruhlarındaki çirkinlik sıfatlarına da vurmaya başlar.


Biz Türk'üz. Bize Türk Milli, Manevi ve Dini değerlerimizi, kültürümüzü, zihniyetimizi, ahlakımızı, ülkülerimizi, menfaatimizi okullarda ya da evlerimizde öğrettiler mi? Yok. Kendi büyüklerimiz bile bir şey bilmiyorlardı ki.. Bir Oğuz Kağan, bir Mete Han, bir Er-Kut Kağan, bir Hoca Ahmet Yesevi, bir İmam-ı Maturidi, bir Biruni, bir İbn-i Sina yetiştirecek aileler olmadı. Daha kendi kimlik, kişilik ve karakter olgunlaşmasını sağlayamamış bir millet dünyayı tanıyamaz. Kendi kültürüne ve öz varlığına yabancı ve hatta düşman kesilmiş bir millet asla iflah olmaz.


Onun için sürekli "doğrularımızın kaynağı olan referans alanları" deyip duruyorum. Herkes "bana göre doğru" diyor. Sana göre doğru, bana göre doğru, ötekine göre doğru diye bir şey olmaz. Milli, manevi ve dini değerler bütününe ve öğretilerine göre milletin ve Allah'ın ali menfaatleri gözetilirse gerçek ve ortak doğruya ulaşılır. Aksi halde herkes bireysel olarak saçmalamaya başlar ve millet binlerce farklı düşünce sistemine, felsefeye, yönelime, siyasi anlayışa, dini fırkalara ayrılır. Böyle bir milletin birlik, beraberlik, dayanışma içerisinde olması mümkün değildir. Ve hatta böyle bir millet hızla kendi özüne yabancılar ve düşmanlaşır, başka milletlere benzeme heveslisi olur, din konusunda da son derece gevşek olur.


Kardeşimiz doğru noktaya parmak basmış. Ben de gördüğüm ve bildiğim şeylerden yola çıkarak durumu izah etmeye çalıştım. Kendi değerlerinden ve benliğinden uzak insanlar millet oluşturamazlar, millet yoksa da sadece zillet vardır. "Millet" demekle millet olunmaz.

14 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Üç tarafımız deniz ama balık yiyemiyoruz..

Norveç'te sadece 6 bin 400 balıkçı teknesi var, 150 ülkeye balık ihracatı yapıyor. Türkiye'de 16 bin 450 balıkçı teknesi var, 100 ülkeden balık ithal ediyor! Barbun Senegal'den geliyor. Kalamar Hindis

Türkütopya Global Altyapıları

Kaotik afetler ve felaketler meydana geldiğinde milletimizin birliğini, beraberliğini ve dayanışmasını sağlamak üzere Türk Töresi, Örf ve Ananesi dahilinde hareket edecek olan yapılardır. Cesur ve akı

Türk Hazırlıkçılar Topluluğu (THT)

BAT tarafından yapılan yayın ve oba çalışmalarından haricen Türk Hazırlıkçılarını bir topluluk altında birleştiren yapıdır. Buradaki amaç; BAT'a ait özel çalışmaların herkese açık hale gelmesi ve sohb

Comments

Rated 0 out of 5 stars.
No ratings yet

Add a rating
bottom of page