top of page

Afetlere dini bakış


Deprem, insanlığın karşılaştığı en yıkıcı afetlerden bir tanesidir. Kıyamet alametlerinden sayılan depremler ev, iş yerleri ve can kaybına sebep olur. Yüce Allah Kur’an-ı Kerim ile Mülk, Hac, En’âm, İsrâ, A’râf ve daha pek çok surede alimlerin tefsir ettiği deprem ile ilgili ayetleri indirmiş ve insanlara uyarılarda bulunmuştur. Peki Kur’an-ı Kerim’de yazılan depremle ilgili ayetler nelerdir?


Mülk Suresi: Kuran-ı Kerim’de geçen 16. ayettir. Mülk suresinde yüce Allah’ın insanoğlunu yerin dibine batırabileceğini, bir gün birdenbire yeryüzünün altüst olacağı anlatılır.


Sebe’ Suresi: Kuran-ı Kerim’de geçen 9.ayettir. Sebe suresinde; Yüce Allah’ın isteği zaman insanoğulunu yerin dibine çekebileceği ayrıca gökten üzerlerine parça düşürebileceği buyrulur. Kuşkusuz ki bu surede Allah’a yönelen her bir kul için alınacak ayrı bir ders olduğu söylenir.


Hac Suresi: Kuran-ı Kerim’de geçen 1.2. ayettir. Hac suresinde; yüce Allah’a karşı gelmekten sakınmayı, kıyamet sarsıntısının gerçekten büyük bir olacağını onun görüleceği gün, her emziren kadının emzirdiği çocuğu unutacağı, her hamile kadın karnındaki çocuğu düşüreceği, insanların sarhoş olmamalarına rağmen halde sarhoş gibi görüleceği bunun yüce Allah’ın azabı olduğu buyrulur.


İsrâ Suresi: Kuran-ı Kerim’de geçen 68. Ayettir. İsra suresinde; yüce Allah’ın insanoğlunu karada yerin dibine geçirebileceği, başına taş yağdırabileceği ve sonrasında insanoğlunun kendine bir koruyucu bulamayacağı buyrulur.


Nahl Suresi: Kuran-ı Kerim’de geçen 45. Ve 46. ayettir. Nahl suresinde; kötülükleri planlayanların, yüce Allah’ın onları yerin dibine geçirebileceği ya da hiç bilemeyecekleri yerden kendilerine bir kötülüğün gelmeyeceği ya da günlük işe dalmışken Allah’ın kendilerini yakalayabileceği ve insanoğlunun bunu engelleme güçlerinin olmadığı buyrulur.


Al-i İmran Suresi: Kuran-ı Kerim’de geçen 26. Ayettir. Al-i İmran suresinde; tuzak kuranların yüce Allah tarafından evlerini temellerinden söküleceği, üstlerindeki tavanın tepelerine ineceği, bu şekilde hiç farkında olmadıkları bir ab kendilerine ceza verileceği buyrulur.


A’râf Suresi: Kuran-ı Kerim’de geçen 91. Ayettir. Araf suresinde; şiddetli bir deprem insanoğlunu yakalayıverdiği de evlerinde yerlere serilip kaldıkları anlatılır.

En’âm Suresi: Kuran-ı Kerim’de geçen 65. ayettir. En-am suresinde; yüce Allah’ın insanoğlunun üstünüzden veya ayaklarının altından azap göndermeye veya muhalif gruplara ayırıp güçlerinin acısını tattırmaya kādir olduğu buyrulur.


Depremler (zelzeleler), seller, tsunamiler, tufanlar ve hortumlar öyle anlatıldığı gibi doğa olayı değil, apaçık ilahi ikaz, sarsıntı, uyarı ve cezadır. Bunlara doğa olayı demek Kur'an-ı Kerim'i inkar etmek demektir ki buda insanı kafir yapmaktadır.


Tabiattaki hiçbir hâdise sebepsiz ve hikmetsiz değildir. Zira her şeyi olduğu gibi, tabiat hâdiselerini de yaratan, Cenâb-ı Hak'tır. O'nun bütün işler, idrâk edilebilen veya edilemeyen nice hikmet ve sırlarla doludur. Bu hakikât Kur'an-ı Kerim'in El-En'âm sûresi 59. Âyet-i kerimesinde şöyle ifâde buyrulur;


"O'nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez. O, yerin karanlıkları içinde tek bir taneyi dahi bilir. Yaş ve kuru ne varsa, apaçık bir kitaptadır." (El-En'am sûresi 59. Âyet.)


Âyette apaçık anlatıldığı gibi kâinatta bir yaprak dahi O'nun irâdesi, bilgisi ve izni dışında düşmez iken, depremlerin bir doğa olayı olarak görüp kabul etmek; akıl, idrâk ve iz'an dışıdır. Geçmişte Allâh'ın emir ve yasaklarına uymayan bir çok kavimler helâk olmuşlardır ki bunlar, Kur'an-ı Kerim'de apaçık zikredilmektedirler.


"Size gelen musibet, kendi elinizle işlediğiniz (günahlar) yüzündendir. " (Şura)


Yüce İslam dininde depremlerin ve doğa felaketlerinin yegane sebebi başta, yedi büyük günahlardan olan zinaların artması, zulümlerin ve günahların açıktan işlenmesindendir.


Kur'an-ı Kerim'de Depremle ilgili Âyetler

"Onları müthiş deprem yakalayınca, Musa dedi ki; Ey Rabbim! Dileseydin onları da beni de daha önce helâk ederdin, içimizden birtakım beyinsizlerin işledi günah yüzünden helâk edecek misin? Bu iş senin imtihanından başka bir şey değildir. Onunla dilediğini saptırırsın, bizi bağışla ve bize acı. Sen bağışlayanların en iyisisin." (A'raf-155)


"O ülkenin insanları günahtan sakınsalardı, elbette onların üzerine gökten ve yerden nice bereket kapıları açardık, fakat yalanladılar, bizde ettikleri yüzünden onları yakalayıverdik." (A'raf-96)


"Yoksa o ülkenin halkı geceleyin uyurken kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden emin mi oldular?" (A'raf-97)


"Yada o ülkenin halkı kuşluk vakti eğlenirken kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden emin mi oldular?" (A'raf-98)


"En büyük azaptan önce, onlara mutlaka en yakın azaptan tattıracağız, olur ki, imana dönerler." (Secde-21)


"Gökte olanın, size batı vermeyeceğinden emin misiniz? O zaman yer sarsıldıkça sarsılır. Yahut gökte olanın size taş yağan bir fırtına göndermeyeceğinden emin misiniz? İşte bu tehdidimin ne olduğunu yakında bileceksiniz!" (Mülk-16-17)


"Yer küre kendisine has sarsıntısıyla sallandığı, toprak ağırlıklarını dışarı çıkardığı ve insan 'Ne oluyor buna!' dediği vakit, işte o gün, yer Rabbinin ona bildirmesiyle bütün haberleri anlatır. O gün insanlar amellerinin karşılığını görmeleri için darmadağınık geri dönüp gelirler, Kim zerre miktar hayır yapmışsa, onu görür. Kimde zerre şer işlemişse, onu görür." (Zilzal-1-8)


(Zilzal Arapçada; "Zelzele-Deprem" anlamındadır, Kur'an-ı Kerimin 99. Sûresidir ve sekiz ayettir.)


"De ki ( Allâh) üzerinizden veya ayaklarınızın altından, azap göndermeye kadirdir. Yahut bir fırkayı (milleti) musallat ederek bazınıza, bazınızın azabını tattırır. Bak! Âyetlerimizi nasıl açıklıyoruz? Umulur ki fıkhederler (aklederler)." (En'am-6-65)


"(Arkasından) Onları, bir sarsıntı yakaladı. Yurtlarında diz çökmüş olarak sabahladılar."(A'raf7-78)


"Sana gelen her iyilik, Allâh-u Te'âlâ'nın (bir ihsanı, bir nimeti olarak) gelmekte, her kötülük de ( işlediğin günahlara karşılık olarak) kendisinden gelmektedir. (Hepsini yaratan, gönderen Allâh-u Te'âlâ'dır.)" (Nisâ-79)


"Böylece onları bir sarsıntı tuttu. Arkasından da yurtlarında, diz çökmüş olarak sabahladılar." (A'raf-7-91)


"Sizi, sarsmasın diye, Arz'a dağlar bıraktı. Irmaklar ve yollar (kıldı). Umulur ki doğru yolu bulursunuz." (Nahl-16-15)


"Onlardan öncekiler de plan (plan-tuzak) kurdular, Allâh, binalarının temellerinden geldi, tavanlarını üzerlerine çökertti. Onlar azap, şuurunda olmadıkları bir yerden geldi." (Nahl-16-26)


"O kötülükle, plan (tuzak-düzen) kuran kimseler, Allâh'ın kendilerini, yere geçirmeyeceğinden veya şuurunda olmadıkları bir yerden, onlara azabın gelmesinden emin mi oldular? (Nahl-16-45)


"(Allâh'ın), kara tarafından (yanında) sizi, yere batır mayacağından yahut üzerinize taş- dolu kasırgası göndermeyeceğinden emin misiniz? Sonra, kendinize bir vekil de bulamazsınız." (İsra-17-68)


"Biz, onların her birini günahlarıyla yakaladık. Onlardan kiminin üzerine, taş-dolu kasırgası gönderdik, kimini, şiddetli bir sesle yakaladı, kimini, yerin dibine geçirdik ve kimini de suda boğduk. Allâh, onlara zulmetmedi, ancak onlar kendilerine zulmettiler." (Ankebut-29-40)


"İnsanların elleriyle kazdıkları (yaptıkları) dolaysıyla, karada denizde fesat (büyük olaylar) ortaya çıktı. (O) bazı yaptıkları (şeylerin) karşılığını tatmaları için.! Umulur ki dönerler! (Rum-30-41)


Ayetlerde anlatıldığı gibi, depremin günahla ilişkisi olduğu apaçık anlaşılmaktadır. Bunlara fay hattı vs gibi kılıflar uydurmak Ayetleri inkar etme hükmündedir ki buda insanı kafir yapmaktadır.


Depremle İlgili Hadisler


Depremler ilahi bir ikaz ve uyarıdır. Âlimler, (iki Z olunca üçüncü Z gelir) demişlerdir. Yani Zulüm ve Zinalar çoğalınca zelzele olur.


Hadis-i Şeriflerde buyrulduğu üzere;


"Zina yayılınca depremler çoğalır." (Deylemi)


"Günahlar açıktan işlenince, iyi kötü herkes genel bir azaba maruz kalır." (Taberani)


"Eski milletlerden bir kısmına deprem ile azap yapıldı. İyiler de helak oldu. Çünkü günah işlenirken susmuşlar, önlememişlerdi." (Taberani)


Her koyun kendi bacağından asılır sözü, İslamı hafife alma almaz sözüdür. Koyunu kendi bacağından asarsanız, kokusu mutlaka sizde de gelir.


"Allâh-u Te'âlâ, bir meleğe, bir beldeyi yıkmasını emreder. O melek, bu beldede hiç işlemeyen bir zatın da olduğunu bildirince, Cenab-ı Hak, Belde halkı ile onu da alt üst et! Çünkü o zat, günah işleyenlere yüzünü ekşitmemiştir. buyurdu. (Beyheki)


"Peygamber efendimiz (s.a.v)e (içinde iyilerinde bulunduğu bir ülke helak olur mu?) dendi. Cevabında, (Evet günah işlenirken, iyiler sükut ederse hepsi helak olur) buyurdu." (Bezzar)


Bu Hadisten de şunu anlıyoruz ki, dinde zorlama yoktur sözü iman etmemiş kişiler içindir. İman etmiş Müslüman olmuş bir kimse için uyarma vardır.


Depremden kaçmak günah mıdır?


Hadis-i Şeriflerde depremden kaçmakla ilgili bir kaç Hadiste;


"Kapalı yerde iken deprem olursa, oradan açık bir yere kaçmak müstehaptır." (Bezzâziyye)


"Deprem olunca evden çıkıp açık yere gitmelidir. Peygamber Efendimiz (s.a.v), yolda eğri duvarın önünden koşarak geçti" (Hindiyye)


Bu fetvalardan anlaşıldığına göre, depremden kaçmayan intihar etmiş sayılmaz. Müstehabı terk etmiş olur. Depremden kaçmayan mutlaka ölür diye bir şey yoktur. Depremde ölenin imanı varsa şehittir.



13 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Üç tarafımız deniz ama balık yiyemiyoruz..

Norveç'te sadece 6 bin 400 balıkçı teknesi var, 150 ülkeye balık ihracatı yapıyor. Türkiye'de 16 bin 450 balıkçı teknesi var, 100 ülkeden balık ithal ediyor! Barbun Senegal'den geliyor. Kalamar Hindis

Türkütopya Global Altyapıları

Kaotik afetler ve felaketler meydana geldiğinde milletimizin birliğini, beraberliğini ve dayanışmasını sağlamak üzere Türk Töresi, Örf ve Ananesi dahilinde hareket edecek olan yapılardır. Cesur ve akı

Türk Hazırlıkçılar Topluluğu (THT)

BAT tarafından yapılan yayın ve oba çalışmalarından haricen Türk Hazırlıkçılarını bir topluluk altında birleştiren yapıdır. Buradaki amaç; BAT'a ait özel çalışmaların herkese açık hale gelmesi ve sohb

Comments

Rated 0 out of 5 stars.
No ratings yet

Add a rating
bottom of page