top of page

Araplar Türkleri neden sevmezler?

Geçmişte İsmail Hami Danişment’in “Türklük Meseleleri” kitabını okurken bazı tefsircilerin Kuran’da geçen “Ye’cüç ve Me’cüç”ü “Türkler” olarak açıkladıklarını öğrenmiştim. Kitabın o bölümünü yeniden okudum. Danişment, Arap tefsircilerinden Hazin lakaplı Alâüddin ibnu Muhammed’in “Lubab-ut-Te’vil fi Maâni-t-Tenzîl” adındaki tefsirinden ilginç alıntılar yapmış. Bir kütüphaneye gittim, Hazin tefsirini istedim, H. 725, M. 1324 yılında yazıldığı söylenen kitapta yazar, Ye’cüç ve Me’cüç’ün Türkler olduğunu iddia ediyor. Kehf Sûresi’nin 94. ayetinde Allah Ye’cüç ve Me’cüç’ü “bozguncular” olarak niteliyor. Hazin diyor ki:

“Ye’cüç ve Me’cüç Nûh’un oğlu Yafes’ten türeyen Türklerdir. Bunların boy ve enleri normal insan tipinde değildir. Bunlar (Türkler) filleri, vahşi hayvanları ve domuzları gördükleri zaman yemeden geçemezler, kendi ölülerini bile yerler.”



Yazara göre Türkler ihtilam olan Adem’in toprağa düşmüş menisinden türemiş. Türklerin Araplarla, baba tarafından ilgisi var, ana tarafından yok. Danişment’in verdiği bilgilerle öğrendim ki Bagavi, Taberi, Nesefi gibi tefsir sahipleri de Türkleri Ye’cüç ve Mecüç taifesi olarak görüyor. Bu tefsir sahiplerinin hepsi Arap’tır. Yani Araplardaki Türk düşmanlığı ve Türkleri aşağılama işi 7-8 yüz yıl önce başlamış. Bu bir. Vicdansızlık ve akılsızlığın ikinci, üçüncü, dördüncü… yönleri var. Şimdi onlara bakalım.

Miladi 1324’ten bugüne kadar yüzlerce tefsirci yetişmiş, çok sayıda tefsir kitabı yazılmış. Bu tefsircilerin içinde Arap olanlar var, Türk olanlar var. Bunlardan hiç birisi bugüne kadar: “Ye’cüç ve Me’cüç Türkler olamaz. Bu iddia İslam’a aykırıdır, Kuran adına Türklere iftiradır. Bütün insanları Allah yaratmıştır. Allah Âlemindir Rabbidir. Allah hiçbir kişi ve kavmi peşinen suçlamaz. Allah taraf tutmaz. Böyle tefsir olmaz. Bu iddiaya inanmayın…” dememiştir. Burada soralım:


Türkleri “adam eti yiyen yamyamlar” olarak aşağılayan Hazin ve benzeri tefsircilere sonraki tefsircilerin vicdanları neden isyan etmedi, bu anlayış Allah’a ve Kuran’a aykırıdır demedi? Hadi Arap tefsircilerin vicdanları sustu; peki, ya Türk tefsircilerin vicdanları niye sustu? Bu da iki olsun.


Gelelim üçe: Türkiye Cumhuriyeti kurulalı beri, Cumhuriyet’imizin “olur, katkı ve destekleriyle” 35-40 tane İlahiyat Fakültesi, 600-700 tane İmam-Hatip Lisesi açıldı ve bu fakülte ve liselerin müfredatlarına “Tefsir Dersleri” de kondu ve okutuldu. Bu derslerde şimdiye kadar tefsir hocaları bu yanlışlığı düzeltici ciddi bir çalışma/açıklama yapmadıkları gibi, yukarıda adları geçen tefsir kitaplarını bize hep “kaynak kitap” olarak tanıttılar. Böyle kaynak kitabı olur mu, Nerde kaldı sizin Tefsir Profesöre, İslam âlimi, Diyanet yetkilisi olmanız?


Dört diyelim. Günümüz Türkiye’sinde, İmam-Hatip ve İlahiyat çıkışlıların çoğu (İlahiyatçı, öğretmen, müftü, vaiz, imam, esnaf vb) “Türk, Türklük” dedin mi irkiliyor, “Türk’üm” demeyi ırkçılık/günah sayıyor, Arap ve Arapçılığın etkisiyle konuşuyor. Demek Arap ırkçılarının hastalıkları Arapları aşmış, Türklere de sirayet etmiş, Türk milleti (TC) kendi kuyusunu kazan mezarcılar yetiştirmiş.


Bugün Türkiye’de iki tür insan var. Biri Gürcü, Arap Boşnak, …lığını dindarlığı ile bulamaç yaparak önümüze koyuyor. Bir diğeri Türk, ama Türklüğünü öne çıkarmıyor, dindardır ama din satmıyor. Bu iki kesimden birincisi (Türk olmayanlar) Türkiye’de daha makbule geçiyor. Gürcü siyasetçi ise, Türk siyasetçiye göre daha fazla oy alıyor, Boşnak sanayici ise, Türk sanayiciye göre halktan daha fazla destek görüyor. Bir taraftan da diyoruz ki: “Burası Türkiye, çoğumuz Türk’üz..” Bu iddiada bir yanlışlık var mı yok mu, yaşadığımız sonuçta bir çelişki var mı yok mu? Bu soruların cevabını siz verin, ama bir soru cümlesiyle ben şunu söyleyeceğim:


Bir Müslüman Gürcü’nün Müslümanlığı bir Müslüman Türk’ün Müslümanlığından üstün olamaz. Bir Gürcü’nün insanlığı da bir Türk’ün insanlığından üstün olamaz. Bunun tersi de geçerlidir.


Öyleyse Niye Gürcülük yahut Araplık Türk’ten, Türklükten daha fazla kabul görüyor? Bakınız bugün Türkiye’de fiilen uygulanan bir gerçek var: Türkler iteleniyor, Türkler ikinci sınıf insan yerine konuyor. Bu sonuçta Hazin, Bagavi, Taberi, Nesefi gibilerinin aşıladıkları “yamyam Türk” iftirasının önemli bir ilgisi yok mu dersiniz? Bu ilgi yoksa Türkiye’deki “Türk, Türklük” düşmanlığı nerelerden kaynaklanıyor? İlgisi varsa “Kuran adına iftira uydurma, aslını inkâr ederek haramzadeleşme” illetinden ne zaman, hangi ilaçlarla kurtulacağız? Bunları düşünmek bizi çok mu yorar, bu sorulara cevap aramak bize çok mu pahalıya mal olur?


Tefsirlerdeki Ye’cüç ve Me’cüç açıklamalarına bakınca, Türkiye’de yaşayan insanlardan bir kısmının siyasi, kültürel ve sosyal aktivitelerini değerlendirince: “Allah Türklere karşı imiş, Türk olmak suçmuş” mu diyeceğiz, yoksa: Dinden sosyal psikolojiye varıncaya kadar her alanda, yerinden sökülmüş parçaları yerine mi koyacağız? YUSUF DÜLGER



151 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Beğenmiyormuş bizi sivri

İnsanlara kendimizi beğendiremiyoruz. Hele bizi yeni tanıyıp araştırmaya başlayanlar hemen "yok senin cv'nde şunu gördüm, olmamış", "yok sen şunu yazmışsın, yerini bulmamış" diye yazıp duruyor. Kusura

Evrensel yenilebilirlik testi nedir?

Vahşi doğada kaybolmak veya mahsur kalmak ciddi bir iştir ve kendinize hayatta kalmak için en iyi şansı vermek için sağlam kararlar vermeniz gerekir. Ayrıca bazı temel vahşi hayatta kalma becerilerini

Berbat bir halde insanlar

Biz 30 yıldır "vatan", "millet", "devlet", "din", "tarih" anlatıyoruz ama zahmet edip dinlemiyorlar. Bir Arap çıkıyor "yok Osmanlı şöyle" , "yok Türkiye ne böyle" diye yayınlar yapıyor ama bizim geri

Comments

Rated 0 out of 5 stars.
No ratings yet

Add a rating
bottom of page