top of page

DEĞERLENDİRME - 08/10/2023

Güncelleme tarihi: 10 Eki 2023



Savaşlar artık kapımızda. Hazırlıklarınızı yapın. Ahir Zamanın çetin şartlarında güvenip birlikte olabileceğiniz insanlarla oba / kamp hayatı için adımınızı atın, Güvenli Alan Yayınları alın. Ülkemizde 13 şiddetinde deprem oldu ve ülkenin yarısı yıkıldı. Bundan büyük ders arıyorsanız demek ki başınıza gelecek her şeye razısınız. Nibiru'nun gelişi sürecinde Suriye'de büyük bir deprem daha bekleniyor. Hatta Büyük İstanbul Depremi'nin de bu süreçte olması bekleniyor. HAARP ile mi yaparlar yoksa doğal yolla mı olur bilemeyiz. Ancak her iki durumda da Nibiru'nun / Tarık'ın Kozmik Enerjisi ile depremlerin meydana geldiği ve geleceği kesindir. Olanlardan da hiçbir ders almıyorsanız demek ki yaşamsal mücadeleniz başarısızlığa uğramaya mahkumdur. Doğu Anadolu Depremi olduğunda hayatta kalanların bir çoğu ne yapacağını bilemedi, çadır bulamadı, yiyecek bulamadı, güvenliğini nasıl sağlayacağını bilemedi, kime güveneceğini bilemedi.. Yaptığımız onca doküman ve harita çalışması var, oba / kamp organizasyonu var, ortak mücadele uğraşı var. Ama genel bir boşvermişlik hakim. Sürekli insanları uyarmak ve sürekli "hazırlık yapın" diye tenbih etmek gerekiyor. Mal edinmek için gösterilen gayretin binde biri hazırlık yapmak için gösterilse her büyük afette ölenlere ayrı ve kalanlara ayrı dert yanmazdık. Organize olmamak ve ne yapacağını bilmemek en büyük sorunumuzdur.


Yahudiler bir proje ve bir plan yaptıkları zaman yani bir oyun kurdukları zaman en az 7-8 farklı faydayı düşünürler. Böylece kaynaklardan, zamandan, emekten tasarruf ederler. Son olayda neleri amaç edindiklerine bir bakalım:

  1. Karay Yahudilerinin Türkiye'ye göçmelerini sağladılar. Böylece Hatay'a Yahudiler yerleştirilebilir. Neler olacağını yakında göreceğiz. Ancak uzun zamandır Güneydoğu Anadolu'nun en güzel yerlerini Yahudilerin aldığını zaten biliyoruz. 30 yıldan fazla GAP (Günedoğu Anadolu Projesi) için 40-50 milyar dolar harcanarak ve büyük enflasyonlara katlanarak millet direnç gösterdi. Şimdi kaymağını kim yiyor? Fırat ve Dicle nehirlerinin, GAP'ın ve yeraltı kaynaklarının kontrolü kimde?

  2. Kabbalistler Güneydoğu Anadolu'da ayinler yapıyorlar. Aynı zamanda Satanist İllüminati de kendi ayinlerini yapıyor. Çok daha rahat ettiler ve artık gizlemiyorlar.

  3. Yeni bir 9-11 yalanı ile İsrail devleti Filistinlilerin elinde kalan (haritada öyle, yoksa çoktan Yahudilerin eline geçti ama Filistinlileri oradan göç ettirmek istiyorlar) toprakları da İsrail'in egemenliğine almayı istiyorlar.

  4. Arz-ı Mevdud'un gerçekleşmesi ve Büyük Siyon Devleti'nin ilanı için son adımları atıyorlar. Benjamin Netanyahu zaten İsrail Meclisi'nden "tam yetki" aldı.

  5. Kubbet'üs Zehra'nın ve Mescid-i Aksa'nın "Müslümanlar tarafından yıkıldığı" yalanını söyleyip her an füzelerle patlatılabilmesinin önünü açtılar. Şu anda yapmasalar bile Filistinlilerden tamamen arındırılmış bir İsrail toprağında Yahudiler istedikleri her şeyi yapabilirler.

  6. Güneydoğu Anadolu'dan başlayarak Anadolu'nun tamamının Kabbalist Talmutçu hedefler ile "Doğu Roma İmparatorluğu'nun Dirilişi" ve "Babil'in Çocukları" zihniyeti ile bölgeyi yeniden şekillendirmeye çalışıyorlar.

  7. Yahudi Kürt Moshe Barazani'nin Türkiye'ye her an saldırabilmesi için ABD ve İsrail büyük ölçekte askeri yardımlar yaptı. "Küçük İsrail Projesi" yani "Kürdistan" için son adımları atıyorlar.

  8. Hicaz bölgesini Yahudiler 60 milyar dolar karşılığında Suud Ailesinden istedi. Şu anda Kabe'nin ve Medine'nin güvenlik sorumlusu Yahudiler. Yeni BOP haritasında da Hicaz bölgesi için ayrı bir devlet öngörüyorlar. O da Yahudilerin kontrolünde olacaktır.

Bunlar olurken Müslüman Türkler ne yapıyor? Sigaraya, iPhone'a, eğlenceye, mal almaya para yığıyorlar. Bir kıssa anlatalım:


Yugoslavya dağıldıktan sonra Sırplar silahlanmaya önem verdiler. Hem de sivil olanları.. Boşnaklar ise gündelik hayata geri döndüler. Mal almaya, evlenmeye, iş kurmaya para harcadılar. Burunlarının dibindeki tehlikeyi görmezden geldiler. Sonunda Sıprlar Boşnakları kesti. Boşnaklar masumdu ama düşman senin masum olup olmadığına bakmaz. Bugün bir sürü savaş tehlikesi var, Nibiru tehlikesi var, Küreselci tehlikesi var.. Türkler ne yapıyor? Tedbir almaktan ve hazırlık yapmaktan uzak bir yaşam sürdürüyorlar. Hayat sizin bahanelerinize ve mazeretlerinize bakmaz. Başınıza kötü olaylar gelmeye başladığında ya hazırlıklısınızdır ya da hazırlıksız. Hepsi bu. 2 yıldır "kıtlık zamanları geliyor, ürün bulamaz hale geleceğiz, her şey aşırı pahalanacak" dedik durduk ve hazırlıklarınıza bir an önce başlamanızı söyledik. Nelere ihtiyacınız vardı?

  1. Bilgiye, analizlere ve haritalara.. Biz bunların çalışmalarını yaptık ve yok pahasına ilginize sunduk. Gayret gösterdiniz mi?

  2. Kamp malzemelerine.. Henüz bulabiliyorken ve hesaplı iken almanızı söyledik. Akıl edip aldınız mı?

  3. Oba / kamp yapılarına.. Birlik olursanız ve güvenebileceğiniz insanların olacağı organizasyonlara katılmanızı öğüt verdik. Biz bunun da altyapısını hazırladık. Katııldınız mı?

Mazeretlerinizi bize anlatmayın. Kötü zamanlar geldiğinde sorunlarınıza anlatırsınız. Biz herkesin bireysel sorunlarıyla, düşünce tarzlarıyla, yönelimleriyle tek tek ilgilenemeyiz. Siz kendinizi düşünmüyorsanız başkasının sizi düşünmesini beklememelisiniz.




Hamas Cumartesi sabahı İsrail'e koordineli bir saldırı başlattı, 5.000 roket fırlattı ve havadan, karadan ve denizden saldırdı. Hamas savaşçıları şu anda İsrail'in güneyinde. İsrail, askerlerini çağırdı ve Gazze'ye saldırı başlattı. İsrail Hükumeti bunun savaş olduğunu söyledi.


Buradaki video, İsrail'in güneyinde bir sokak savaşı, İsrail'e yamaç paraşütü yapan bir Hamas savaşçısı ve İsrail'in Demir Kubbe füze savunma sisteminin roketleri düşürdüğünü gösteriyor.


Sizce Avrupa'nın ve ABD'nin koruduğu İsrail'e Hamas'ın böyle bir saldırı yapabilmesi mümkün mü? Kesinlikle değil. Bir tiyatro dönüyor. İsrail kendi davasını sürdürüyor. Müslümanlar kötü ilan ediliyor ve Ortadoğu'ya bombalar salınıyor.


Filistinliler Türklerin düşmanıdır. Neden?

  1. Osmanlı Padişahı II. Abdülhamid Han Filistinlilere 3 kere emirname göndererek "Filistin arazilerinin ve yapılarının Yahudilere satışını yasakladı". Ancak Filistinliler tam tersini inatla yaptı. İsrail'in kurulmasına da Filistinlilerin bu tutumları yol açtı.

  2. Ermenistan-Azerbaycan savaşlarında Filistinliler Ermenileri destekledikleri her zaman açıkladılar. Hatta ziyaretler yaparak Ermenilerle yakınlıklarını anlattılar. Bu da yetmedi; Filistin'de sözde Ermeni Soykırımı adına anıtlar açtılar, etkinlikler düzenlediler, anlatımlarda bulundular.

  3. Osmanlı'nın Filistin mücadelesinde Filistinliler Osmanlı'yı arkasından vurdu.

  4. Kıbrıs Rum Kesimi- Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mücadelelerinde Filistinliler Rumları tuttuklarını anlattılar.

Müslümanların Mescid-i Aksa için beslediği duygular ayrı bir konudur. Bunun haricinde Müslüman Türklerin Filistinlilere bir sempatisinin olmaması gerekir. Müslüman Türkler İsrail'e karşı görünmek istiyorlarsa da önce kendi devletimizin Kudüs için "İsrail Devlet Başkenti" demesi ve İsrail ile yakın ilişkileri incelenmelidir. "Türkler Filistin'e gidip savaşsın" diyenlerin kendisi gidip savaşsın. Türkler Filistin için gereğinden fazla savaştı ve şehit verdi zaten. Kendileri lüks içinde yaşayıp Türkleri gaza getirmeye çalışanlara ne denir? "Türklerin cesetleri pis kokuyor" demesini biliyorlar. Biz pis kokan vücutlarımızı Kudüs'e götürmek istemiyoruz. Gül kokulu olanlar gitsin ve savaşlarını versin. Türkler haddinden fazla yıpratıldı zaten..








ABD Başkan Sekreteri Türkiye'nin arabulucu olmasını isteyen Twit atmış.. Şimdilerde diplomasi Twitlerle oluyor.. Sonra da Twiti kaldırmış.


Küreselci ve İllüminati Yeni Dünya Düzeni'nde yeni gerçekler:


- Dünya İmparatoru ve İlahı: Google Yapay Zekası Deepmind

- Dünya Anayasası: DSÖ Anayasası

- Doğru Gibi Anlatılan Yalan Haber ve Bilgi Merkezi: Google ve Wikipedia

- Sosyal Körleştirme Merkezi: Metaverse

- Aptallaştırma ve Kum Havuzu Merkezi: Youtube, Rumble, Instagram, Whatsapp, Facebook, Twitter, Linkedin, vs.



1833- Ebû Hureyre (r.a.) dedi ki:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:

"Öyle fitneler kopacaktır ki, o fitnelerde oturan ayakta durandan,

ayakta duran yürüyenden,

yürüyen koşandan hayırlı olacaktır.

Bunlara göz dikeni bu fitneler de alıp helâk edecektir.

Her kim bir sığınak ya da onlara karşı korunacak bir yer bulursa onunla kendisini korumaya baksın."

BUHÂRÎ VE MÜSLİM'İN

İTTİFAK ETTİKLERİ HADİSLER

Səh 700


Nibiru'nun / Tarık'ın Sayhasının ne olduğunu bazı kişiler yalan yanlış yorumlasalar da biz sahih din kaynaklarından gereken açıklamaları yaptık. Bu arada Nibiru'nun gelmesi öncesi beklediğimiz olaylardan birkaçı daha gerçekleşmeye başladı. Bunlardan bahsetmek gerekiyor. Zira gelişmeleri izlerken bunları kafanızda ölçüp tartabilirsiniz. Ona göre de doğrular için mücadele edersiniz.


Kabbalizm ve Talmut inancı dahilinde Jacob Frankie ve Sebatay Levi felsefi liderliğinde Siyonizm'in ana prensipleri çizilmişti. Bir de üstüne İllüminati'nin Satanist Masonik düzeni de geliştirilince iyice güçlendiler. BOP Eşbaşkanı 3 kişi var:

  1. Fethullah Gülen - Vatikan Ortadoğu Gizli Kardinali

  2. Bilinen kişi (kendisi 34 farklı yerde söyledi)

  3. Kral Faysal'ın oğlu



"İsrail Gazze’de korkunç bir katliam yapıyor. Kent daha şimdiden harabeye döndü!

Ölü ve yaralı sayısı belli değil. Savaşın bedelini yine sivil insanlar ödüyor. Hamas’ı İsrail’in üzerine süren İran nerede, neden gıkı çıkmıyor! Görünen o ki İran kendi k.çını kurtarmak için Hamas’ı çoktan sattı! İsrail’in bunu yapacağı belli değil miydi!

Maalesef çok daha kötüsü var sırada. İsrail Gazze’ye nefes aldırmıyor. Gıda, su, enerji kanallarını tümüyle kesti. Ölenler ölüyor kalanlar da ölüme mahkum ediliyor. Ve İsrail’e kimse dur diyemiyor." Mehmet Ali Önel yorumu..




Son 30 Yılda Türkiye'nin bulunduğu coğrafyada gerçekleşen savaşlar:


* 1991 Körfez Savaşı

* 1991 Afganistan Savaşı

* 1992 Bosna Savaşı

* 1994 Rusya - Çeçenistan Savaşı

* 1998 Kosova Savaşı

* 2003 Irak Savaşı

* 2006 İsrail - Lübnan Savaşı

* 2009 Gazze Savaşı

* 2011 Libya İç Savaşı

* 2011 Suriye İç Savaşı

* 2020 Azerbaycan - Ermenistan Savaşı

* 2022 Ukrayna - Rusya Savaşı

* 2023 İsrail - Hamas Savaşı



Gog Magog Savaşı'nı da öğrenmezseniz hiçbir şey anlayamazsınız. Şu yazıları mutlaka okuyun ki kafanız açılsın:











Ortadoğu'da ve özellikle Ön Asya'da iç karışıklıkların ve savaşların çıkmasını bekliyorduk. İsrail şovunu yaptı. Hamas zaten MOSSAD'ın kontrolünde.. İsrail istemese Hamas ve Filistin Kurtuluş Örgütü yerinden bile kıpırdayamaz. Ama Hamas kullanılarak yeni bir şeyin peşindeler. Muhtemeldir ki yakın zamanda Mescid-i Aksa ve Kubbet'ül Zehra roketlerle veya bombalarla yıkılacak. Suçu da Müslümanların üstüne atacaklar. Böylece Müslümanların uluslararası arenada hak aramalarının önüne geçilecek ve İsrail yine mazlumu oynayacak. Yahudi aldatmacası diye buna denir. Şu anda Hamas ile İsrail devleti işbirliği yapıyor görünüyor.




"Arz-ı Mevdud" yani "Vaad Edilmiş Topraklar" Büyük Siyonizm Davası'nın yani Büyük Siyon Devleti'nin yani Büyük Ortadoğu Projesi'nin "ön haritası" olarak çizilmiştir. Aşkenaz Yahudileri bu uğurda Karay Yahudilerini piyon olarak kullanmaktadır.


6 Şubat depreminde Hatay'ın neredeyse tamamı yıkıldı. Hatay'da evi olan bir çok kişi dahi şehre alınmadı. Küreselciler burada garip ayinler ve toplantılar yaptılar. Şehirde NATO askerleri vardı ve İsrail bayrakları dalgalanıyordu. Şimdi İsrail'den kaçan Karay Yahudileri Türkiye'ye geliyor. Bunlar Hatay şehrine yerleştirilirse şaşırmayın. Melhame-i Kübra yani Üçüncü Dünya Savaşı yani Mehdi'nin Yahudilere karşı mücadelesi Hatay'da Amik Ovası'nda başlayacaktır. Yahudiler her şeyi düşünüyor ve olacakların önüne geçmeye çalışıyor. Müslüman Türkler ise uyumaya devam ediyor.




Mescid-i Aksa ve Kubbet'üs Zehra yıkıldıktan sonra oraya Süleyman Heykeli'ni dikecekler. Süleyman Mabedi de o esnada meydana çıkartılacak. "Büyük Siyon Devleti" ilan edilecek. Yahudiler Kırmızı Düveleri kesip kendilerini kutsayacaklar ve dünyanın hakimi olduklarını iddia edecekler. Türkiye de dahil olmak üzere Ön Asya, Balkanlar, Afrika'nın yarısı, Asya Türk toprakları, Kafkaslar Büyük Siyon Devleti'nin toprakları olarak gösteriliyor. Türkiye karşı çıkarsa Yahudi Kürtler Türkiye üzerine saldırtılacak ve Türkiye-Suriye Savaşı çıkartıldıktan sonra Türk Ordusu'nun imha edilmesi üzerine oynayacaklar. 250,000'den az askeri NATO emrinde olan, çok az savaş uçağı çalışan, askeri teknolojisinin parçaları yabancı ülkelerin elinde olan Türkiye çok ta fazla bir şey yapamayacaktır. Zira Rusya ve İran Suriye'ye destek verecektir. Türkiye yine yalnız bırakılacaktır. Yahudi Kürtler, Ruslar, Amerikalılar Türk SİHAlarını ardı sıra düşürüyorlar. SİHAların savaş alanında etkisi pek yok maalesef. Biz ülkemizin ebedi var olması istiyoruz ancak şu anki durumlar Türk Ordusu'nun da eli kolu bağlı. Çünkü NATO'nun parçası bir ordu bağımsız olarak pek te fazla bir şey yapamaz.





Yakında Vahhabi ve Türk düşmanı Kral Salman bin Abdülaziz'in ölümü de ilan edilecektir. Oğlu Muhammed bin Salman onun ölümünü gizliyor. Kral'ın ölümü açıklandığında 5 Kral Savaşı da olacak. Bu savaş hadislerde de bildirilmiştir. Savaşın etkileri bizim ülkemize gelir mi? Gelir. Zira bizi yönetenler ekonomik olarak Arap ülkelerine göbekten bağlıdır. Savaşın meydana çıkmasıyla Ön Asya'nın her yerine yayılacak bir ateş oluşacaktır. İsrail'in Lübnan'a ve Suriye'ye saldırmaya başlamasıyla birlikte Vahhabi Arap ülkelerinde de hareketlenmeler olacaktır.





Ön Asya'da kızılca kıyamet koparken ABD-İngiltere-Yunanistan-Fransa Mahşeri 4 Atlısı gibi Türkiye'nin üstüne çökmeye çalışacaktır. Hadislerde geçen Rum-Müslüman savaşları başladığında Türkiye için durum daha da zorlaşacaktır. Zira kısmen Ege ve Trakya alanı 6 aylığına Yunan'ın eline geçecektir.


Türkiye; Rusya, Yunanistan, ABD, Ermenistan, Fransa, İngiltere, Yahudi Kürt, Suriye, İran, Arap Ordusu kıskacında kalacak ve maalesef siviller olarak kendi başımızın çaresine bakmak zorunda kalacağız.





Bizi zor yıllar bekliyor. "Türkiye Yüzyılı" gibi parlak sözlerin Ahir Zamanda geçerliliği yoktur. Hangi hadise veya hangi dini kaynağa göre bunu söylüyorlar? Hadislerde ve dini kaynaklarda tam aksini söylüyorlar. İnsanlar bile yoldan çıktı, doğruları anlatanları perişan ediyorlar. Hal böyle oluca da Allah'ın gazabı yaklaşıyor. Allah bize "oku" emrini verdi ama kimse okumuyor. Allah bize "emri bil maruf nehyi anil münker yap" emrini verdi ama kimse yapmıyor. Allah bize "kafirleri dost edinmeyin" dedi ama en kötüsü olan İllüminati ve Küreselciler dost edinildi. Biz milletimize "Deccaliye düzenine uymayın" diyoruz ama insanlar çoktan yaşamlarına geçirmişler bile. Bizi dinleyen çok az insan var.


Hadi diyoruz asli emirleri yerine getirmiyorsunuz, tedbir alıyor musunuz ve hazırlık yapıyor musunuz diye soruyoruz. Ona da bin bahane buluyorlar. Nibiru, İllüminati ve Küreselciler, Deccal, Büyük Süfyan, Dabbet'ül Arz, Rum-Müslüman Savaşları, Melhame-i Kübra Savaşları gibi birçok şey bizi çok kısa vadede beklerken hiçbir hazırlık yapmayanlar acaba zor zamanlar için neyi düşünüyorlar? Biz anlattıkça kaçıp gidenler zaten apayrı bir tuhaflık. Başlarına binbir türlü bela geldiğinde acaba kimin desteğine müracaat edecekler? Sana rehber olabilecek tek insanı da bırak git, sonra hiçbir faydası olmayanları seyret dur. Bütün ömrün boyunca onları izlesen de onlardan sana bir fayda yok. Bunu idrak ettiğin gün pişmanlığının başladığı gün olacak. Milletimizin bekası için gayret gösteriyoruz ama demek ki yeterince heyecan bulamıyorlar.





Suriye Türkiye sınırına yakın bölgeleri top atışlarıyla vurmaya başladı. Türkiye'ye yeni bir mülteci akını başlayacak. Van-İran sınır kapısında büyük bir mülteci dalgası varmış. Dünyanın dört bir yanından gelmeye devam ediyorlar. Gelenin ülkemizin selametini düşündüklerini söylemek imkansız. Suriye'den Kuzey Irak'a ve oradan da Afganistan'a taşınan ellibinden fazla IŞİD militanı da belki gelenler arasında..


İsrail'de meydana gelen olaylar 3. Dünya ülkelerinde hazırlanan İklim Yasası'nın ve Anayasa değişikliğinin hızla yapılması üzerine tertip edilmiş "ilgi dağıtıcı" bir çatışma da olabilir. İnsanlar ilgilerini savaşa çevirmişken yasalar hazırlanır ve dünya kaotik bir düzene oturtulur. Hem de halkların itiraz etmesine imkan bırakmadan..




Bazıları "bütün Türkler Filistin'e gidip çatışmalı" diyor. Yahudi İslam Orduları son 60 yıl içinde 2 kere İsrail'i kuşattı. İkisinde de Arap devletlerini yönetenler rüşvet aldı ve ordularını geri çekti. Türkler neden Arapların işine karışıyor?

  1. Filistinliler Osmanlı'nın son döneminde Türklere ihanet etti

  2. Filistinliler Osmanlı padişahının emrini dinlemeyip taşınmazlarını Yahudilere sattılar

  3. Filistinliler Ermenistan'ı ve Kıbrıs Rum Kesimi'ni tuttu, Türklere karşı tavır gösterdi

Biz neden Filistin'e gidip İsrail ile çatışacakmışız? O kadar çok istiyorlarsa kendileri gitsin. Ayrıca Doğu Türkistan'daki soydaşlarımız Çin tarafından soykırıma ve katliama tabi tutulurken "çok Müslümanların" aklı neredeydi? Uygurlar da Müslüman. Neden bu kadar hassas olmadılar? Filistin davası Siyasal İslamcıların şov arenasına döndü.





Hadi bakalım çok bilinmeyenli bir denklem daha..


1. Ortadoğu'da savaşlar kapıda ve batılılar bu bölgeye askeri yığınak yapıyor 2. Nibiru yakında ve artık etkilerini giderek artırıyor 3. Küreselciler tam gaz gidiyor ve Yeni Dünya Düzeni'ne geçişi hızlandırıyorlar

4. Türkiye'de her an iç karışıklık meydana gelebilir

5. Türkiye'de 1 yılda masrafların sonuna 1 tane 0 eklendi


Devletlerin bunlar karşısında yapabilecekleri pek bir şey yok. Biz siviller bu durum karşısında ne yapmalıyız? Elimiz kolumuz bağlı oturalım mı yoksa kötü zamanlara iyi-kötü hazırlanalım mı?






Türk Tarih Kurumu eski Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, çok sert konuştu! “Ermenilere soykırım yaptığımızı ilk kabul edenlerin Filistinliler olduğunu bilmiyorsunuz galiba. Ayrıca Osmanlı ordusu, Filistin'de Arapların ihaneti yüzünden mağlup oldu ve esir edildi. Hiç olmazsa bir ansiklopedi okuyun.”


Filistin için bu kadar hassasiyet şovu yapanlar neden Doğu Türkistan Uygur Türklerine Çin'in yaptığı zulümler ve soykırım karşısında hiçbir şey söylemediler? Onlar da Müslüman değil mi, onlar da insan değil mi? Çıkara göre mi doğru olur? Dünyada hep Müslümanlar perişan durumda ama şovu rahatı yerinde olanlar yapıyor.





Yahudiler "Müslümanlara ölüm", "Muhammed öldü", "İkinci Nekba geliyor" gibi sloganlar attı. Nedir bu Nekba?


Nakba veya Arapça'daki "felaket", dokunaklı bir dönemi ve modern Filistin tarihindeki en önemli tek olayı ifade eder. Nakba, Filistin ve Filistin toplumunu parçalama süreciydi. Nakba, 100'den fazla katliamın, etnik temizliğin, Filistinli kadınlara tecavüzün, yerinden edilmenin, kaybın ve o zamandan beri Filistinlilerin yüreğinde taşınan derin bir adaletsizlik duygusunun damgasını vurduğu bir yıl olan 1948'de gerçekleşti. Bu dönemi, vatanımızı paramparça eden, kolektif kimliğimizi yeniden şekillendiren ve devam eden adalet ve kendi kaderini tayin mücadelemizin yolunu açan bir ayaklanma olarak hatırlıyoruz. Vatanınızda vatansız, mülteci ve bm vatandaşı olmak ve dünya çapında damgalanmış bir insan olmak nasıl bir duygu!

Siyonizm ve İsrail vatanımızı çalarak ve yağmalayarak durmadı; Aksine Filistin'deki ve Diasporadaki Filistinlilere eziyet etmeye ve şeytanlaştırmaya devam ediyorlar. Nakba'nın hikayesi, İngiliz Filistin Mandası'nın sona ermesi ve Batı'nın İsrail devletinin kurulmasıyla başlar. İngiliz Mandası'nın son günlerinde, Siyonist terörist çeteler, yaklaşık 750.000 Filistinliyi evlerinden ve topraklarından çıkarmak için şiddet ve katliamlar başlattı. Bu sadece savaşın bir yan etkisi değil, Filistin'deki Siyonist liderliğin çoğunluğa sahip bir Siyonist Yahudi devleti kurmak amacıyla planladığı sistematik ve kasıtlı bir soykırım eylemiydi. Etnik olarak temizlenen Filistinliler ve şu anda sayıları yedi milyonu aşan torunları, bugüne kadar mülteci olarak kalıyor, 58 mülteci kampında yaşıyor ve dünyanın dört bir yanına dağılmış durumda, atalarının evlerine dönmeleri engellendi. Öte yandan İsrail, dünyanın herhangi bir yerinden herhangi bir Yahudinin ülkeye inmesine, derhal İsrail vatandaşlığı almasına ve hükümet tarafından sübvanse edilirken Batı Şeria'daki bir kasabaya veya yerleşime taşınmasına izin veriyor. Nakba geçmişte değil, Filistinlileri boğan ve gelecekteki ufuklarına işkence eden günlük somut bir gerçekliktir.

Gerçekten de Nakba, 1948'de meydana gelen tekil bir olay değildi ve şu anda değil; daha ziyade günlük olarak ortaya çıkmaya devam ediyor. Filistinliler için bu, Kudüs ve Batı Şeria'da devam eden bir yer değiştirme ve tarihi Filistin'de toprak ve kaynakların mülksüzleştirilmesi sürecidir. Karşılaştığımız gerçeklik…


Nakba/ Nekba:


Nakba Günü (Arapça يوم النكبة Yevmü-n-Nakba), Türkçe karşılığı «talihsizlik günü» anlamındadır. Nakba, nekbet[1] ya da nikbet kelimesi, Filistinliler açısından felaket olarak olarak görülen İsrail Devleti'nin bağımsızlık ilanını ve ardından gelişen olayları nitelemek için kullanılır. Bu nedenle İsrail'in bağımsızlığını ilan ettiği tarih olan 14 Mayıs 1948 tarihini takip eden gün olan 15 Mayıs 1948 Nakba Günü olarak sembolleşmiştir.







İsrael: God's Time Clock for the Second Coming




Rus yanlısı TG Channel Military Chronicle'ın Hamas operasyonuna dair analizi:


Hamas'ın İsrail'e saldırısına hangi tuhaflıklar eşlik ediyor: Her bir durum hem bireysel olarak hem de İsrail güvenlik sistemiyle ilgili bir dizi meselenin parçası olarak önemlidir.


Tuhaflık 1: İsrail'in saldırı hazırlıklarından haberi yoktu. Gazze, 365 kilometrekarelik dar bir kara parçasıdır. İsrail ordusu ve istihbarat servisleri tarafından geniş çapta dinlendiğine ve izlendiğine inanılıyordu, ancak saldırı sırasında durumun böyle olmadığı ortaya çıktı. Muhtemelen Hamas, elektronik temasları dışlayan bir koordinasyon ve iletişim sistemi geliştirdi ve Filistinliler bir şekilde her şeyi İsrail istihbaratından saklamayı başardı.


Tuhaflık 2: İsrail saldırıyı önleyemedi. 7 Ekim'de kontrol noktalarına ve büyük şehirlere yapılan saldırıdan kısa bir süre önce Hamas, MLRS'yi, kara kuvvetlerini, yamaç paraşütçülerini ve diğer ekipmanları organize bir şekilde mevzilere konuşlandırdı. Hazırlıklar ve ilk adımlar gözden kaçtı ve önleyici saldırı başlatılmadı.


Tuhaflık 3: Sınırdaki alarm sistemi çalışmıyordu. İsrail'in milyarlarca dolar yatırım yaparak donattığı sınırdaki elektronik sistemler kullanılamaz hale geldi. Çok sayıda kamera ve sensör, Filistin saldırısını tespit edip durdurmamanın yanı sıra, bazı nedenlerden dolayı yakınlarda olmayan savaş devriyelerini de tespit etmeye ve durdurmaya yardımcı olmadı. Filistinli insansız hava araçları otomatik makineli tüfekleri ve sensör kulelerini kolayca vurabildi ve Hamas saldırı ekipleri sakin bir şekilde çitleri havaya uçurarak sınırı geçti. Alarmın çalışmaması nedeniyle yüzlerce İsrail askeri kamplarda, kışlalarda ve uyurken öldürüldü.


Tuhaflık 4: Hamas'ın taktikleri geliştirdiği görüldü. Yaygın inanışın aksine Filistinliler, IDF'nin tahkimatlarını ve üslerini atlamadılar. Hem kontrol noktalarına hem de zırhlı araçların bulunduğu üslere agresif bir şekilde saldırdılar. Aynı zamanda Hamas, görünüşe göre askerlerinin vasıflarının düşük olması veya ihtiyaç olmaması nedeniyle tank kullanmayı bıraktı. O dönemde nöbetçilerin, nöbetçi güvenlik görevlilerinin ve koruma güçlerinin nerede olduğu hâlâ belirsizdir.


Tuhaflık 5: Askeri teçhizatın hazır olması durumu vardı. Helikopter düşmesiyle imha edilen İsrail Merkava Mk.4 tankı, en korunmasız alanlardan biri olan yukarıdan vuruldu. Aynı zamanda, Trophy aktif koruma kompleksinin de devre dışı bırakıldığı görülüyor. Tankın imha edildiği ve mürettebatın yakalandığı görüntülerde, aracın silahının kapalı olduğu açıkça görülüyor. Bu, mürettebatın aracı savaşa hazırlamadığını ve yalnızca talimatların ağır bir ihlali değil, aynı zamanda böyle bir saldırıda sadece aptalca olan sindirmeye güvendiğini gösteriyor.


Tuhaflık 6: Sınır şehirlerinde panik oluşturuldu. Özellikle Gazze Şeridi gibi bir bölge söz konusu olduğunda, çatışmaların tırmanması durumunda tüm toplulukların bir planının olması gerekiyor. Ancak organize bir uyarı veya tahliye yapılmadı. Yerel güvenlik güçlerinin sayısının o kadar az olduğu ve silahlarının zayıf olduğu ortaya çıktı ki, Filistinliler tarafından hızla ortadan kaldırıldılar.


Tuhaflık 7: IDF ile Hamas arasındaki koordinasyon farkıdır. 7 Ekim öğlene kadar İsrail hükümeti çatışmalara neredeyse hiçbir tepki vermedi. Ülkede cumartesi sabahı Şabat vardı. Güvenlik güçleri ancak saat 14-15'te yedekleri toplamaya ve misilleme amaçlı baskınlar düzenlemeye başladı. Ancak Nahal piyade tugayı komutanı Jonathan Steinberg'in ölümü, bir şekilde hemen toplanabilen güçlerin aceleci bir tepki gösterdiğini gösteriyor. Nahal'in Hamas'a karşı çatışmalara müdahalesinin tugay komutanı tarafından başlatıldığı ve Genelkurmay'ın doğrudan emrinin sonucu olmadığı anlaşılıyor. Aynı zamanda önümüzdeki iki gün içinde İsrail Silahlı Kuvvetleri'nin Gazze Şeridi'ndeki mahallelerde de askeri operasyona başlayacağı tahmin ediliyor. Ancak açık alanlardaki eylemler ile yerleşim alanlarındaki eylemler farklıdır. İsrail kara kuvvetlerinin Filistin yerleşim bölgesine girme girişimi neredeyse kesin olarak her iki tarafta da büyük ölü sayısıyla sonuçlanacak.






Keşke bir bilene sorsalardı..




Israeli defense minister: “No food, No electricity, No fuel, No water. We’re fighting human animals.” He’s talking about ordinary, innocent, civilians including KIDS living in Gaza. He has NO RESPECT for Human Rights!


İsrail savunma bakanı: "Yemek yok, Elektrik yok, Yakıt yok, Su yok. İnsan hayvanlarla savaşıyoruz.” Gazze'de yaşayan çocuklar da dahil olmak üzere sıradan, masum sivillerden bahsediyor. İnsan haklarına saygısı yok!


ABD, 11,Eylül 2001’den 10 gün sonra hangi ülkeleri hedef alacağını açıkça söyledi. Sırada Lübnan ve İran… Sır değildi… Dinleyin…


HAMAS saldırısı ve İsrail’in başlatacağı büyük savaşın asıl hedefi hangi ülke… ABD’li Orgeneral, eski NATO Komutanı sırrı açıklıyor…








Yahudi mülteciler de Türkiye'de! Türkiye tam bir cadı kazanına ve fitili ateşlenmiş bomba haline döndü..






Lafta HAMAS saldırısında İsrail yerleşim bölgelerine tek bir füze bile düşmüyor. Bu nasıl savaş? Ukrayna-Rusya Savaşı komedisi gibi bir şey.. Birileri gaza getirildi, birileri de korkutuldu. İsrail'den kaçan Karaya Yahudileri koşa koşa Türkiye'ye geldi.





BREAKING — Egyptian Intelligence Minister called Netanyahu ten days before Hamas attack and warned him of "something unusual, a terrible operation" that was about to take place from Gaza.


Egyptians were "surprised by the indifference shown by Netanyahu". — Yedioth Ahranoth



Mısır İstihbarat Bakanı, Hamas saldırısından on gün önce Netanyahu'yu aradı ve Gazze'den gerçekleşmek üzere olan "olağandışı, korkunç bir operasyon" konusunda uyardı.


Mısırlılar "Netanyahu'nun gösterdiği ilgisizliğe şaşırdılar". - Yedioth Ahranoth








Filistin Kurtuluş Örgütü Lideri Yaser Arafat, Kıbrıs Başpiskoposu Makarios ile hasret gideriyor. Neredeyse orta yerde halvet olacaklar..






427 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Üç tarafımız deniz ama balık yiyemiyoruz..

Norveç'te sadece 6 bin 400 balıkçı teknesi var, 150 ülkeye balık ihracatı yapıyor. Türkiye'de 16 bin 450 balıkçı teknesi var, 100 ülkeden balık ithal ediyor! Barbun Senegal'den geliyor. Kalamar Hindis

Türkütopya Global Altyapıları

Kaotik afetler ve felaketler meydana geldiğinde milletimizin birliğini, beraberliğini ve dayanışmasını sağlamak üzere Türk Töresi, Örf ve Ananesi dahilinde hareket edecek olan yapılardır. Cesur ve akı

Türk Hazırlıkçılar Topluluğu (THT)

BAT tarafından yapılan yayın ve oba çalışmalarından haricen Türk Hazırlıkçılarını bir topluluk altında birleştiren yapıdır. Buradaki amaç; BAT'a ait özel çalışmaların herkese açık hale gelmesi ve sohb

Comments

Rated 0 out of 5 stars.
No ratings yet

Add a rating
bottom of page