top of page

En başta duruyoruz, milletimizde istikrarlı bir ilerlememe tutumu var




Siz hazırlık yapmak için Küçük Kıyamet'in yani Büyük Yıkım'ın başınızda kopmasını mı bekliyorsunuz? Bazıları "ölür de kurtuluruz" diyorlar, biz de onlara "ölmez de sürünürseniz ne olacak" diyoruz. Allah onca ilmi, aklı, uyarıları (Hadisler, Hz.Ali'nin Hutbeleri, sahih alimlerin açıklamaları, Kur'an ayetleri) boşuna mı gönderdi? Kendimizi kötü zamanlara karşı korumayacaksak ve nefsimizi müdafaa etmeyeceksek varlığımızın ne anlamı var? Sümerler denilen toplum bir anda ortadan yok oldu ve onların yerine torunları Akadlar geçti. Sümerler neden yok oldu? Çünkü Nibiru'nun geçişi sırasındaki afetler onları bitirdi. Akadlar neden yok oldu? Çünkü Nibiru geçip gittikten sonra dahi arkasında çok uzun yıllar sürecek bir kuraklık bıraktı. Akadlar şehirlerini terk edip Ön Asya coğrafyasına dağıldılar. Siz bunlardan da ders almıyorsanız.. Gelişigüzel yerler sizi korumaz. O yüzden biz şu konularda 3 yıldır çalışmalarımızı sürdürüyoruz:


1. Afet ve Felaket türleri araştırmaları ve analizleri

2. Afetlere ve Felaketlere karşı Güvenli Alan araştırmaları ve analizleri

3. Kaotik zamanlarda göçer olarak yaşamanın atasal yolu oba / kamp oluşumu

4. Nibiru'nun tarih boyunca varlığı ve yaptığı etkiler


Küreselciler, Türk ve Müslüman olduğunuz için sizin bu tür çalışmaları edinmenizi istemezler. Hadi diyelim bir yolunu buldunuz, size bu tür çalışmaları çok yüksek bedellerle verirler. Güncel analizler ve yorumlar ile yeni araştırmalar da herkesin yapabileceği işler değildir. Şu ana kadar yaptığımız çalışmalar, bütün çalışmaların yarısını teşkil ediyor. Diğer yarısı da günlük gelişmeleri takibi, öngörülerde bulunmayı ve gözlemleri gerektiriyor. Aksi halde neler olup bittiğini anlayamazsınız.


Bazı dini bilgileri burada anlatalım da daha iyi anlaşılsın.



NİBİRU YANİ TARIK YILDIZI HAKKINDA AÇIKLAMALAR


Şu anda 2023 Miladi yani 1445 Hicri yılındayız


"Şüphesiz Rabbinin katında bir gün, sizin saydıklarınızdan bin sene gibidir." (Hac, 22/47)


“Adem'den kıyamete kadar insanlığın ömrü yedi bin senedir.” (Kenzu’l-Ummal, h.no: 16459; Munavî, Feyzu’l-Kadir, III/547; h.no: 4278)


“Ben insanlığın ikindi sonrası geldim.” (İbn-i Kesir tefsiri, 12/6549)


"Bu ümmetin ömrü bin beş yüz seneyi fazla geçmeyeceğine" dair kanaatini belirtmiştir.[bk. el-Havi li'l-Fetavi, Suyuti, 2/248; Ruhul Beyan, Bursevi, (Arapça) 4/262, Ahmed bin Hanbel, İlel, s, 89]


“Lâ tezâlü tâifetün min ümmetî zâhirine ale’l-hakkı hattâ ye’tiyallahü bi emrihî.”


Meâlen: “Ümmetimden bir taife Allah’ın emri gelinceye kadar (yani kıyâmetin kopmasına kadar) hak üzerinde galip olacaktır.”


Şeyh Nazım Kıbrısi: Vaktin sahibi İnşallah yakındır. Vaktin sahibi yakındır, dünya değişecek. Bunun kerri yok, kıyamete yaklaşıyoruz. Efendimiz ahir zaman Peygamberidir. Efendimizin evresinden 1500 sene geçti. Benim ümmetin buyurdu doğru ilerlerse Cenab-ı Hak bir gün ömür verdi onlara. Eğrilirlerse yarım gün diyor. Bir gün dedi Peygamber aleyhüsselatı vesselam, Cenab-ı Hakk'ın emri üzerine Cenab-ı Hakk'ın huzurunda 1 gün Bin yıldır. Yani benim ümmetlerimin ömrü bir buçuk gün yani 1500 yıldır. Biz şimdi 1400'ün içinde gidiyoruz. Yetmiş sene var kıyamete kadar. Çok yaklaştık, çok alametler var. Allah'a sığındık, o alametlerin içerisinden efendim selamet geçer.


Ahir Zaman bilgilerine ve kronolojik çıkarımlarına bakarsak:


- Siyon Devleti: 6 yıl

- Hz.İsa'nın (as) Asr-ı Saadet Dönemi: 40 yıl

- Melhame-i Kübra'nın 3 savaşı: 2 yıl

- İstanbul'un Rum elinde kalması: 6 ay

- Deccal'in yeryüzündeki şiddetli varlığı: 1 yıl 1 ay 1 hafta 4 gün

- Mehdi'nin liderliği: 5-9 yıl arası



Ramazan Ayı’nda Ay ve Güneş Tutulmaları


Hz. Mehdi (as) için 2 alamet vardır ki… Bunun birincisi, Ramazan’ın birinci gecesi Ay’ın ikincisi de ortasında Güneş’in tutulmasıdır. (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 47)


Ramazan’ın birinci gecesi Ay, ortasında Güneş tutulacaktır. (Kıyamet Alametleri, s. 199)


Onun saltanatı zamanında, Ramazan Ayı’nın on dördünde Güneş tutulacaktır, o ayın ilkinde ise Ay kararacak… (Mektubat-ı Rabbani, 380. Mektup, 2/1163)


Mehdi’nin çıkmasından önce bir Ramazan içinde Güneş iki defa tutulacaktır. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, s. 440)


… Güneş’in oruç ayının ortasında, Ay’ın ise sonunda tutulması… (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 37)


Ramazan’da iki defa Ay tutulması olacaktır. (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 53)


Hz. Mehdi (as)’ın gelişi Razaman ayında Ay’ın iki kere tutulmasına sebep olacaktır. (Kıyamet Alametleri, s. 200)


Yukarıdaki rivayetlerde dikkati çeken en önemli noktalar Ramazan Ayı’nın ortasında hem Güneş tutulması, hem de bir ay içinde Ay’ın ve Güneş’in iki kere tutulmasıdır.


Eğer bu hadislerde tarif edilen olaylar dikkatle incelenirse, rivayetler arasında çeşitli farklılıklar olduğu göze çarpar. Yukarıdaki 1, 2 ve 3. rivayetlerde Ay, Ramazan’ın birinci günü, 4. rivayette ise sonuncu günü tutulacaktır. Böyle bir durumda yapılacak en doğru şey, aynı olaya bakan farklı rivayetlerin ittifak ettikleri ortak yönleri tespit etmek olacaktır. Buna göre, yukarıdaki hadis rivayetlerinin toplamından çıkan ortak sonuçlar şunlardır:


Güneş Tutulması


1. Ramazan ayında Ay ve Güneş tutulmaları olacaktır.

2. Bu tutulmalar ortalama 14-15 gün arayla olacaktır.

3. Bu tutulmalar iki kere tekrarlanacaktır.


Buradaki bilgileri Hz.Muhammed'in (ASM) zamanında kullanılan Ay Takvimine göre değerlendirmelisiniz. Şu anda Ramazan ayı ve hatta namaz için kullanılan takvimler dahi yanlıştır. Gerçek Ramazan ayı Müslümanların şu anda kullandıkları takvime göre değildir.


Ay ve Güneş tutulması aynı zamanda Tarık Yıldızı'nın çıkış alametleri arasındadır. Bu Ay ve Güneş tutulmaları beklenen türden değildir. Tarık Yıldızı'nın geçişi sırasında meydana getirdiği kapatmalardır. O yüzden normal tutulmalara ait takvimlere bakmak doğru olmayacaktır. Örneğin; Tarık'ın ilk yakınlaşmasında Sayha duyulacaktır. Bu yakınlaşma sürece en az birkaç dakika ve ortalama 10-15 dakika sürecektir. Bu esnada Güneş ile Dünya'nın arasına geçip suni bir tutulma meydana getirecek ama aynı zamanda kendi şiddetli ışığı ile Dünya'yı kör edercesine aydınlatacaktır.



Kuyruklu Yıldızın Doğması


Hz. Mehdi (as)’ın çıkışından evvel, (her tarafı) aydınlatan kuyruklu bir yıldız doğacaktır. (Kıyamet Alametleri, s. 200)


O gelmeden önce, doğudan ışık veren bir kuyruklu yıldız görünecektir. (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 53)


O yıldızın doğması, Güneş ve Ay tutulmasından sonra olacaktır. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 32)


… Ne zaman ki Melikler seyahat, zenginler ticaret, fakirler dinlenmek, hafızlar gösteriş yapmak için hacca giderler; işte o zaman, kuyruğu bulunan bir yıldız zuhur edecektir. (Kıyamet Alametleri, s.123)


Burada bahsi geçen; Kur'an'da Suresi bulunan Tarık Yıldızı'dır. O, ne Şira'dır ve ne de Sirius..


Bu yıldız ilk çıktığında;


Hz. Nuh (as)’ın kavmi helak olmuştur.


Hz. İbrahim (as) ateşe atılmıştır.


Hz. Musa (as) ile mücadele eden Firavun ve kavmi yok edilmiştir.


Hz. Yahya (as) öldürüldüğünde de görülmüştür.


Siz o yıldızı gördüğünüzde fitnenin şerrinden Allah’a sığınınız. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 32)



Boynuzu andıran iki uçlu yıldızın çıkışı


Mükerrer olarak, ŞARK CANIBINDEN DOĞAN AMUD-U NURANIDEN (nurlu sütundan) sormaktasınız. Bilesin ki, ashabın verdiği habere göre, Resulullah (sav) Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Vaad edilen Mehdi’nin zuhur mukaddimeleri olan Abbasi Melik Horasan’a vardığı zaman, ŞARK TARAFINDA IKI DIŞLI (1) MÜNEVVER (2) BIR BOYNUZ (3) ÇIKAR.”


Her kim onu görür, fitnelerin şerrinden Allah’a sığınsın. Şark tarafında meydana çıkan o beyazlık; önceleri nurlu bir sütun halinde idi. Sonra, ona bir eğrilik geldi; boynuz şeklini aldı. İhtimaldir ki, onun için; iki başlı, isminin verilmesi, şu itibara göre ola: Her iki tarafında da bir incelik olup dişe benzerler; bunun için, her iki tarafta baş itibar edilmiştir. Nitekim, bir süngünün de her iki tarafı incelik taşısa, onun için de, iki başlı, tabirini kullanır.


Kardeşim Şeyh Muhammed Tahir Bedahşi Confor’dan geldi. Şöyle anlatıyor:


-O sütunun üst tarafında da iki başı var; iki dişe benziyor. İkisi arasında da kısa bir ayrılık var.


Bu mânanın teşhisi sahrada hasıl oldu. Aynı haberi, bir başka topluluk da verdi. Halbuki bu doğuş, Hz. Mehdi (as)’ın zuhuru zamanında olacak zuhur değildir. Zira, onun zuhuru, yüz başlarında olacaktır. Şu anda dahi, yüz başını, on sekiz sene geçmiş vaziyettedir. Hadis-i şerifte, Hz. Mehdi (as)’ın alâmetleri hakkında şöyle anlatılmıştır:


“ŞARK TARAFINDA BIR KUYRUKLU YILDIZ DOĞUP AYDINLIK VERECEKTİR.”


Bu yıldız dahi doğmuştur. Amma o mudur, yoksa onun bir benzeri midir? Bu yıldıza, Kuyruklu yıldız, adının verilmesi, ihtimal ki, şu anlatmalara dayanıyor; Sabitlerin seyri, MAĞRIBDEN (BATIDAN) MEŞRIKADIR (DOĞUYADIR) (4)… Bu yıldızın durumu da, onun seyrine göredir. Yani yüzü meşrik canibine doğru, arkası dahi, mağrib tarafınadır. Bu uzun beyazlık dahi, onun arka tarafındadır. Bu mana icabı olarak, ona; Kuyruk… isminin verilmesi yerindedir. Onun her günkü irtifı (geçiş yönü) ise, meşrikten mağribedir. Ancak o, kısri (kendine has durumunda ağırlık taşıyan) seyri ile felek-i azamın seyrine bağlıdır. Hakikat-i hali, en iyi bilen Sübhan Allah’tır.” (İmam-ı Rabbani, Mektubat-ı Rabbani, 381. Mektup, s. 1184)


İmam-ı Rabbani’nin de detaylı olarak tefsir ettiği “iki dişli münevver (aydınlatıcı) bir boynuz çıkar” ifadesi 24 Şubat 2009 yılında Dünya’ya en yakın noktadan geçen Lulin kuyruklu yıldızına işaret etmektedir. Hadisteki ifadelerin hepsinin Lulin kuyruklu yıldızının özellikleriyle birebir uyum içinde olması çok büyük bir mucizedir ve Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as)’ın gelişini bekleyen bütün müminler için de çok büyük bir müjdedir.



Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi


Doğudan üç veya yedi gün ardı ardına büyük bir ateş zuhur edecek, gökte karanlık görülecek, gökte alışılmış olan kırmızılığın aksine bambaşka bir kızıllık yayılacak. Yeryüzünün duyup anlayabileceği bir dille nida edilecek. (Kıyamet Alametleri, s. 166)


“İkdiddurer” isimli kitapta Hz. Mehdi (as)’ın zuhur alametleri bahsinde geçiyor: Doğuda, semada üç gece görünen büyük bir ateşin çıkması. Mutad (alışılmışın dışında) şafak kızıllığı gibi olmayan bir kırmızılığın semada görülüp ufukta yayılması. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 32)


Ebu Cafer b. Muhammed b. Ali (r.a.)’dan rivayet edildi. Siz üç veya yedi gün, doğudan bir ateşi gördüğünüz zaman Al-i Muhammed’in çıkmasını bekleyiniz, inşaAllah-ü Teala, bir münadi Hz. Mehdi (as)’ın ismi ile semadan nida edecek ki, doğuda batıda olan herkes bu sesi işitecek.(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 32)


Yemin ederim ki bir ateş sizi saracaktır. O ateş bugün Berehut denilen vadide sönük vaziyettedir. O ateş içinde müthiş azap olduğu halde insanları kaplar. O ateş insanları, malları yakıp bitirir. Sekiz gün içinde rüzgar ile bulut gibi uçarak dünyanın her tarafına yayılır. Geceki sıcağı gündüzki hararetinden daha şiddetlidir. O ateş insanların başının üzerinden arşın altına kadar yaklaşarak yeryüzü ile gökyüzü arasında gökgürültüsü gibi korkunç gürültüsü olur, buyurdu. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, s. 461)


Hz. Mehdi (as)’ın çıkış öncesi alametlerinden olan bu ateş hakkında kısa bir açıklama yapmak yerinde olacaktır.


Bazı kişiler bu ateşi; sebepsiz yere birdenbire ortaya çıkan, sönme nedir bilmeyen, hatta herkesin bulunduğu yerden mutlaka göreceği tarzda bir alamet olarak beklemektedir. Halbuki kıyamet alametlerinin meydana gelişi sırasında imtihan devam ettiğinden onların anlaşılması, herkesin mecburen kabul edeceği bir açıklıkta olmaz. Böylece insanlar akıllarını, vicdanlarını, iradelerini kullanarak karar verirler. Şayet kıyamet alametleri ile ilgili hadisler en ince ayrıntısına kadar (mesela; hangi şehirde, kaç tarihinde, ne şekilde çıkacağı) anlatılsaydı, daha önce de belirttiğimiz gibi herkes mecburen kabul eder, insanlar arasında derece farkı kalmazdı. Bu sebeple kıyamet alametleri ile ilgili hadisler özellikle yarı kapalı bir şekilde bildirilmiştir.


Ateş alametini de bu şekilde değerlendirmek gerekmektedir. Bir ateş sebepsiz yere çıkmaz; ya bir kaza ile ihmal neticesinde veya kasıtlı bir olay ile çıkar. Mehdi’nin çıkış alameti olarak söylenmesi, onun çok garip ve olağanüstü bir alamet şeklinde çıkmasını gerektirmez. Önemli olan bu ateşin, hadiste tarif edilen ateşin özelliklerine ve ortaya çıkış vaktine uygun olmasıdır. Bu ateşi tanımak ve tespit edebilmek için yapılacak ilk iş, özelliklerinin ortaya çıkartılmasıdır.


“O ateş müthiş azap olduğu halde insanları kaplar.” O ateş, sadece yanan bir ateş değil, aynı zamanda insanları canından, malından ederek azap içinde, elem-üzüntü içinde bırakacak ve bütün doğayı kirletecek olan bir ateştir.


“O ateş insanları, malları yakar bitirir.” O ateş bir kısım insanların ölümüne sebep olmaktadır. Bunun yanında malları yakarak, maddi zarara sebebiyet verdiği gibi, tüm çevreyi ve doğayı kirleterek de insanların geçim kaynaklarını yok etmektedir.


“Sekiz gün içinde rüzgar ile bulut gibi uçarak dünyanın her tarafına yayılır.” O ateşin, “rüzgar ile bulut gibi uçan” kendisi değil dumanıdır. Burada benzetme yapılarak dumanın bulutlara kadar yükseleceği de anlatılmıştır. Bu duman rüzgarın etkisiyle her yöne doğru yayılmaktadır.


“Geceki sıcağı, gündüzki hararetinden daha şiddetlidir.” O ateşin hem gündüz, hem gece devamlı yandığı anlaşılmaktadır.


“O ateş insanların başının üzerinden arşın altına kadar yaklaşarak, yeryüzü ile gökyüzü arasında gökgürültüsü gibi korkunç gürültüsü olur.” O ateşin çok yükseklere kadar tırmandığına ve bu ateşten gökgürültüsü gibi pek şiddetli bir gürültü ile patlamalar meydana geldiğine işaret edilmektedir.


“Gökte alışılmış olan kırmızılığın aksine bambaşka bir kızıllık yayılacak.” Hadisin bu kısmında, olayın gece vakitlerinde meydana geleceğine işaret edilmiştir. Gece vakti meydana gelen büyük infilakın alevleri çok şiddetli bir aydınlanma yapar. Bu kızıl alevlerin meydana getirdiği kızıl aydınlanma, halkın alışık olduğu kırmızı “tan” aydınlanmasından çok ayrıdır. Çünkü gece vakti böyle gündüz gibi aydınlanma olağanüstü bir olaydır.



245 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Birkaç metafizik konusuna açıklık

Birkaç konuya Tasavvuf ve Ledün ilmince açıklık getirmek isterim. Kafa karışıklığı olan çok fazla insan var. Bunlar bir de birbirlerini kışkırtıyorlar ve yalan yanlış bir sürü bilgi ortaya saçılıyor.

bottom of page