top of page

Geleceğe bakış

Güncelleme tarihi: 10 Ağu 2023



Malumunuz üzere; ahir zamandayız ve gelen gün giden günü fazlasıyla aratıyor. Türklerin üçte birinin gavurlaşacağı, üçte birinin Ortadoğu'ya kaçacağı, üçte birinin de yok olacağı eski Hutbelerde geçiyor. Aynı zamanda Türklerin büyük çoğunlukla Deylem tarafından gelecek bir kötülükle (Süfyan veya Deccal) yok edileceğinden de bahsediliyor. Muhyiddin-i Arabi'nin eserlerine yapılan Cefirlerde Türk Ordusu'nun Suriye'de büyük bir savaşa sokulacağı ve burada yok olacağı ifade ediliyor. Mehdi'nin komutanları arasında Türk komutan olmadığını da biliyorum. Sadece Doğu Horasan tarafından atlarıyla gelip ona katılanlar var. Bütün bunlar Mehdi'nin yanında çok az sayıda Türk olacağı düşüncesini akıllarımıza getiriyor. Milletimizin bir çoğu yoldan çıkacak ve bir çoğu da kendi elleriyle kendi sonlarını hazırlayacaklar. Günümüzde de bunlar olmuyor mu?


Bütün bunları ve daha fazlasını bilmeme rağmen umutsuz olmadım. Allah bana bu alanda çalışma yapma aklı, dirayeti, feraseti ve ilhamı verdi. Bu, boşuna değildir. Allah bu milletin hepten yok olmasına göz yummayacaktır. Ancak aklı başında, imanlı ve ahlaklı bir kesimin bu hengamelerden çıkarak yaşamına devam etmesi için gözetici olmak gerekmektedir. Allah'ın aciz bir kulu olarak yapmaya çalıştığım da budur. "Senden başka bunu yapacak kimse kalmadı mı?" derseniz "kalmadı" derim. Maalesef acı gerçek bu.. Milletimiz öksüz ve yetim bırakıldı.





Aşina Asil Hanedanlığı 2009 yılında Soy Kitabı'nı Küreselcilere kaptırınca sona erdi. Merkezi Güç Hanedanlıklarından biri binlerce yılın ardından Türkleri koruma sorumluluğunu terk etti. 2009 yılından bütün Türk Dünyası'nda Küreselcilerin ve İllüminati'nin ağırlığı baş gösterdi.


Devleti sahiplenen birçok insan ve grup var. Ancak bize destek çıkan ve gerçekten varlığını gösteren yok. Halbuki milleti hiçbir zaman devleti sahiplenenler değil, milletin yanında olanlar gözetir. Ancak millete sahip çıkanlar gözeticilere destek çıktıkları zaman bir başarı söz konusudur. Elimden geldiği kadar 30 yıldır anlatıyorum ve çözümleri de gösteriyorum. Onun da ötesinde çözüm için mücadele ediyorum. Bunları övünmek için söylemiyorum. Belki de ciddi bir hazırlık yapmak için son anlarımız ve yakın bir zaman sonra milletçe başımıza nelerin geleceğini bilmiyoruz. İnsanımız kendi kültürüne, değerlerine, tarihine, ahlakına, ülkülerine yabancılaştığı için her doğruyu bu zamana kadar açıkça anlatmadım. Sadece bazı yakınım kişiler gerçekleri bildi. Zira bana göre normal olan başkalarına göre ütopik gelebiliyordu. Soy Kitabımdaki isimlere bakılırsa; Turgutoğulları, Karamanoğulları, Osmanlı, Selçuklu, Kerey Turgak, Targıtlar, Salur'un Oğuz Kağan'ı ile kan bağlı akrabalıklarım var. Kan bağına bakmaksızın her zaman doğru bilgileri aktarmaya çalıştım. Atalarını sevmek güzeldir ancak doğru düşünce sahibi olmak daha güzeldir. Kun-Bil Asil Soyu Merkezi Güç Hanedanlığı ile de bağım var. Aşina'nın dengidir. Benim gibi insanlar Türk toplumları arasında köprü vazifesi görürler. Aklı başında olan toplumlar bunu fırsata çevirip ittifaklar oluştururlar. Ancak günümüzde ne atasını, ne maneviyatı, ne tarihini takmayan nesiller bulunmaktadır. Bütün Türkler için böyle nadide insanlar övünç ve akıl ortaklığı kaynağıdır.





Sivil anlamda da gelmekte olanlara karşı en bilinçli ve gayretli olan bizleriz. Ahir Zaman süreçlerini tek tek yazdım ve kronolojik sıraya oturttum. Bu, hiç kolay bir iş değildir. Bu zamanda milletimin tükenişe ve yok oluşa koşacağını biliyorum. Çok az miktarda insan geriye kalacaktır. Sıvılamalardan dolayı sessiz sedasız ölüp giden milyonlarca insana bir bakın. Ülkemizin çevresini akbaba ülkeler sardı. Durmadan askeri sığınak yapıyorlar. Nibiru gelecek diyoruz ama Küreselcilerin uğraşları ve emperyalistlerin ülkemize göz dikmesi de çok büyük tehlikedir. NATO'ya bağlı sıvılanmış bir ordu ve askere bile gitmemiş yeni nesiller bize ne kadar umut olabilir? Biz ordumuzu elbette ki seviyoruz ancak ileriki süreçte ordu bizim neremizde duracaktır? Ülkemizin içine giren göçmenler içinde tekinsiz bir sürü topluluk var. Onlar yarın bize saldırırsa ne olacak?


Benim kapı kapı gezerek derdimizi anlatmamız olmaz. Zira yarının ne getireceğini ve ne götüreceğini bilmiyoruz. Bizi dinlemek isteyen buyurur gelir ve konuşuruz. Özveri her zaman bizden beklenmemeli. Bu millete gerçekten sahip çıkmak isteyen varsa işte bizim gayretimiz. Ülkesini, milletini, devletini, değerlerini bizden çok sevenini de kimse bulamaz.


Büyük Sıfırlama ile birlikte belki de interneti ve elektriği kesecekler, her şeyimizi elimizden alacaklar, yeni bir şeytani düzen getirecekler. Vakit geçtikten sonra bir şeyler yapmaya çalışma boşuna gayrettir. Milletimizin aklı başında kesimi ve eğer ki varsa aklı selim insanlar (milleti sahiplenenler) artık elbirliği yaparak maddi ve manevi hazırlık yapmalıdır. Bundan kastım başkaldırı filan değildir. Olası kötü gidişatlara karşı stratejik analizler ve belli bir kesim insanın kırsala kaydırılarak canlarını koruma üzerine plan yapılmasıdır. Benim 2 yıldır yaptığım şey zaten budur. Ama daha iyisi elbette yapılabilir.


Ben bugün varım yarın yokum. Başıma bir şey gelirse bir düzen çerçevesinde milletimizin aklı başında çocuklarının gözetildiğini bilmek huzurluk olmamı sağlayacaktır.


Yaptığım çalışmaları 1 yıl hiç karşılık beklemeden insanlara sundum. Ardından ufak tefek taleplerde bulunarak sundum. Binlerce insana yine hiçbir şey beklemeksizin yayınlarımı sundum. Devleti sahiplenenler ve zenginlerimiz bize bir gün el uzatırlar ve destek olurlar diye bekledim. Belki de son birkaç ay..





Hiç hesaptan yokken oturup bunca işle uğraşmam rastgele bir şey değildir. Bence Allah'ın bir planı var ve beni de bu yöne O sevketti. Binlerce insan bana saldırdı, hakaret etti, küfretti.. Birçoğu beni anlamadı. Çok kerelere anlatsam da anlamadılar, anlamak istemediler. Üzerimde 56000 (MÖ 54000) yıllık tarihi bir yük var. Ben istesem de bu yük benim her yere gidip gelmeme engel oluyor. Yorgunluğum had safhada.


Kadercilik had safhada.. "Allah'ın planı vardır", "Allah bilir", "Allah halleder" diye diye "boşverciliğe" kendini iten milyonlarcasını gördüm. Böylelerin hiçbiri ne bu dünyada ve ne de ahirette kurtulamayacaktır. Yitik ve gayretsiz ruhlara Allah'ın hoş bakışı yoktur.


İmkanınız varsa hazırladığım yayınlardan edinin. İmkanınız yoksa Nibiru'nun meydana çıkmasından sonra 40 gün içerisinde İç Anadolu'ya gitmek üzere hazırlıklarınızı yapın. Obalara katılmanız elbette ki büyük avantajınıza olacaktır. Ancak İç Anadolu'ya doğru gitmeniz şansınız % 60 artıracaktır.


Bu dünyada Ak Sakallı tek bir kişi var: O da benim. 56000 yaşındayım. Zira benden yaşlısı yok. Asalet bakımından da benden üstte olan yok. Unvanım Kızıl Kurt, daha üst olanı görebilecek kimse yok. Beni kardeşiniz olarak görür ve iyi niyetli düşünürseniz sizin de atalarınızla bağınız kurulacaktır, emin olabilirsiniz. Allah samimi ve aklı başında kullarını hiçbir zaman yalnız bırakmaz.





Sıradanlaşmış yaşamlarda bu söylediklerimin bir değeri olmayabilir ya da uçuk görünebilir. Ancak atalarımızın yaşadıklarını bir düşünün.. Onların yaşadığı onca şey normal miydi? Daha doğrusu bugünün normali miydi? Küreselcilerin istediği kafa yapısına düşerseniz orası karanlık bir çukurdur. Hiçbir şey görmeniz mümkün olmaz. Dünyaya atalarınızın gözünden bakın. O zaman dünyanın sıradan olmadığını idrak edebilirsiniz.


Birileri de "bizim nasıl olsa imkanımız ve gücümüz var, nasıl olsa yırtarız" diyorsa çok yanılıyor. Bu işin aşamaları bulunmaktadır:

  1. Bilgi toplama

  2. Analiz ve değerlendirme

  3. Güvenli Alan çalışmaları ve haritalama

  4. Gözlem ve yorumlama

  5. Feraset ve ilham

  6. Günü gününe idrak etme ve rehberlik

Ülkemizin sadece % 8 kadarı güvenli alandır ve onun da yerine göre değişen % 70-80 güvenlik derecesi bulunur. % 20-30 kadarını da güncel gözlemler ve değerlendirmeler oluşturacaktır. Yani manevi ve bilge rehberiniz yoksa işiniz imkansıza yakın olur. Bu milleti hiçe sayıp sadece kendini kurtarmaya çalışanların sonu hüsrandır. Bencil yaşayan sıkıntı içinde ölür ve ahireti de berbat olur. Atalarının yüzüne bakacak hali olmayana da ahiret zehir gibidir.





Uygurların Maniheizm ile imtihanını bir düşünün.. Maniheizm Doğu Türkistan'a girmeden önce Uygurlar çok savaşçılardı ve zalim Çin'e karşı sürekli mücadele halindeydiler. Maniheizm sürekli "barış" der durur ve Müslümanları tembel, uyuşuk, boşverci hale sokar. Zamanla Uygurlar işte böyle oldular. Şu anda Anadolu Türkleri de aynı kafadadır. Hiçbir mücadeleye girişmeyen, korkak, bencil, umursamaz yığınlar söz konusudur. Düşman ülkeye girse kimse umursamayacak. Askere gitmemek için kıvırıp duran ve sonra paralı askerlik yapanlar cengaverlik taslıyor ama gerçek bir savaş görse hepsi kaçıp gidecektir.


Boşnaklar'ın Yugoslavya dağıldıktan sonraki halleri de ibretliktir. Sırplar var güçleriyle silahlanırken Boşnaklar sıradan hayatlarına devam ediyorlardı ve ev eşyası, ev, araba almakla ilgili kendilerini yoruyorlardı. Sonunda Sırplar Boşnakları katletmeye başladı. Maalesef Boşnakların pek çoğu soykırımla yok edildi.


Azerbaycan Türklerinin SSCB dağıldıktan sonraki hallerini bilmekte fayda vardır. Ruslar Azerbaycan Türklerine "ya Ermenilere yani Hay Toplumuna toprak verirsiniz ya da tekrardan Azerbaycan'ı işgal ederiz" dedi. O zamanlar Azerbaycan Türklerinde av tüfeği bile olmadığı için hiçbir şey yapamadılar. Azerbaycan topraklarının bir bölümünü Hay Toplumuna vermek zorunda kaldılar. Ermenistan böyle kuruldu.


Filistinlilerin Yahudilere varını yoğunu satmasını sürekli eleştirir dururuz. 2020'ye geldiğimizde İsrail'in işgal etmediği Filistin toprağı kalmadı yani Filistin artık fiili olarak yoktur. Sadece haritada öylesine gösterilmektedir. Günümüzde ülkemizin her yerini yabancılara satma faaliyetleri sürüyor. Maalesef Türkiye Filistin'den kötü hale geldi.


Eğer ki milleti biçare, umutsuz, güçsüz bırakırsanız elde bir devlet kalsa bile hiçbir işlevi olmaz. Yabancıların böyle bir ülkeyi işgali de hiç zor olmaz. Milis gücünüz olmadığı için gelene teslim olursunuz.


Ya savaş, ya Nibiru ya da Küreselci kapatmaları milletimizi bitirmek için kapımızda bekliyor. Siz hala umursamıyorsanız kayıp ruhlardansınız demektir.


Okumuş cahiller için yaptıklarım önemsiz görülebilir. Ancak benim ve ekiplerimin bugüne kadarki çalışmalarında aslında büyük performanslar kaydedildi. Bilgi edinmenin ne kadar pahalı olduğundan çok bahsettim. O bilgileri kullanılabilir hale getirmek için analizler, yorumlar, derlemeler yapmak çok daha büyük maliyetlidir. Bu işler benim için 40 yıldır sıradan uğraşlardır. Zira yıllar içerisinde kendimi alıştırdım. Zaman içerisinde de görevleri pek çok gruba bölüştürdüm. Tabi ki benim aklım ve liderliğim sayesinde milletimiz için çok büyük bir imkan meydana getirdim. Eğer ki siz fert olarak bu çalışmaları almak isteseydiniz muhtemelen size çıkartılacak fatura "en az" 50000 dolar gibi bir rakam olacaktı. Tabi ki sizin Müslüman ve Türk olduğunuzu düşünecek olursa onlara erişebilmeniz de mümkün olamayacaktı.


Türk yurtları gerçek Türklere çok yabancı ve adeta düşman. Bizim gibi insanlara kıymet verilseydi ve ciddi bir şekilde şu konularla ilgilenecek merkezler kurulsaydı bugün bambaşka bir halde olurduk. Düşmanlık edenler içeride olunca kapıyı bacayı tutmak veya düşmandan medet ummak ta imkansızdır. Üstelik belirli kademelerdeki insanlar birbirlerini çok güzel kandırıyorlar. Adeta Masonik düzenin 33 kademeli piramidi gücün odağındakileri de sarıyor. Bana sorup duruyorlar "neden falanca kişiler bu konularla ilgilenmiyor" diye.. Sizi ortadan kaldırmaya uğraşanların sizin iyiliğiniz için uğraşmalarını bekleyemezsiniz. "İnsansız bir yaşama geçildiği şu sırada" ve "ülkemizde sıfır karbon.." şeklinde söylemleri yapanlar sıfır insan istiyor demektir. Yaptığım çalışmaların büyük ülkelerin strateji merkezlerinde yapılması halinde normalde maddi ederleri:


Nibiru Araştırmaları 3 yıl 50 milyon dolar + Güvenli Alan Araştırmaları 2 yıl 100 milyon dolar +

Güvenli Alan Harita Çalışmaları 1 yıl 70 milyon dolar + Nibiru Güncel Taramaları 2 yıl 100 milyon dolar + Hazırlıkçılık Yapıları 2 yıl 80 milyon dolar +

Toplumsal Birlik Çalışmaları 20 yıl 250 milyon dolar +

Stratejik Analizler ve Yorumlar 20 yıl 250 milyon dolar +


Whatsapp ve Telegram üzerinden telefonla 5-6 kere arandım ve 4-5 kere mesaj atılarak yoklandım. ABD ve Kanada telefonlarıydı. Birkaç kere de İsrail ve İngiltere üzerinden mesaj gönderdiler. Güvenli Alanlar kitabımı bitirince direkt olarak kendilerine teslim etmem karşılığında bana iyi para teklif ettiler. 5 milyon dolardan kapı açıldı. En son 60 milyon dolara kadar çıktı. Muhtemelen kitabın yayınlanmasını istemiyorlardı. Ben "olmaz" deyince görüşmelere ait bütün kayıtlar bir anda silindi gitti. Anladım ki o sistemleri kontrol edebilen birileriydi. Geçenlerde ABD'den bir kadın benim arkadaşımı aramış ve beni sormuş. İngilizce konuşmuşlar. Arkadaşım biraz araştırma yaptığında telefon numarasının umumi telefonlara ait olduğunu görmüş. Telefon kulübesinden aramış yani..


Tabi ki bildiğim her şeyi anlatmıyorum. Bildiklerimin anca binde birini anlatıyorum. Herkesin bilgi ve kültür seviyesi her şeyi anlamaya yetmiyor. Bizim milletimiz yapıcı, akılcı, üretken, bilgiye değer veren bir zihniyette olmadığı için anlamadığı şeylere karşı saldırganlaşabiliyor. 34 farklı ana bilim dalı ve onların alt bilim dallarında 16,5 milyondan fazla kavram biliyorum. Zeka seviyesi Maşallah 246 puan (2022). 43 yılda 7 dilde 72000+ kitap ve yüzbinlerce makale okudum. Bunların yarısından biraz fazlası beşeri bilimler ve yarısına yakını da inanç ilimleri (bütün dinler ve inançlar) ile ilgilidir. Gerçek Türk Tarihini açıkladım. Köktürkçe Tamgalarının 5 farklı formu olduğunu izah ettim. Türklerin 60000 yıl içinde 5 büyük göç dalgası meydana getirdiğini anlattım. Dünya toplumlarının ve dillerinin nereden köken aldıklarını açıkladım. Birçok Tarih alanında benim yaptığım açıklamaların ardından emperyalist ülkelerinden benim yaptığım açıklamalar geldi. Nibiru ile ilgilenmem tesadüfi değil. Nerelerin tamamen yıkılacağını ve nerelerin sağlam kalacağını biliyorum. Oturup tek tek bunları da anlatmıyorum. Bazı bilgileri yoldaşım olmayanlar bilemez ki onlara bile birçok şeyi anlatmıyorum. Kafalarını onlara takmasınlar diye.


Masonların burslarıyla Küreselci ülkelerine gidip eğitim alanlara güzel imaj yapıp milletimize onları servis ediyorlar. Halbuki Küreselci okullarında eğitim almış olanların milletimize zararı çok yararı yok. Harvard, MIT, Stanford, Cambridge, Oxford gibi okullar papaz okullarıdır ve tamamen Küreselcilerin emellerine hizmet ederler. Dünyanın başına bela olacak kişiler bu okullardan çıkar. Bunların benzerleri Fransa, İngiltere, Almanya, Japonya gibi diğer Küreselci ülkelerde de vardır. Adı Jack, Mary, Dimitry, vs. olan birisinin zekasından ve kültüründen bahsederken büyük hayranlık gösteren milletimiz, kendi insanları içinden akıllı ve kültürlü bir insanın çıkmasına tahammül edemez. Kıskançlıkla, hasetle, kendini beğenmişlikle kıymetli insanları harcamanın yollarına bakarlar. Ondan sonra millet olarak başımız boktan kurtulmadığında "neden böyle oluyor" derler. Hak ediliyor da ondan. Düzgün insanların arkasında durmazsan ve hatta onlara darbe vurursan kötüler senin elindeki her şeyi alır ve canına da kast eder. Bu kadar basit.


Ülkemizin yarısı Modernite yani çağdaşlık kafasıyla Batılılaşma yolunu seçti ve diğer yarısı da Araplaşmayı İslam zannedip Araplara benzemeyi seçti. İkisi de çok yanlış yoldadır. Modernite kafasıyla gidenler ahlaki ve sosyal sapıtma ve çöküş içerisindedir. Araplaşma kafasıyla gidenler ise İslam'ın özünü terk etme İngiliz Yahudisi olarak bilinen Vahhabileşme yolundadır. Vahhabi ülkeleri; Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Umman, Birleşik Arap Emirlikleri.. Her iki bozuk zihniyet te Türklüğe, Türk değerlerine, Türk kültürüne yabancıdır ve düşmandır. Modernite kafasında olanlar hala "Atatürkçülük" üzerinden oyun oynuyorlar. Ama Mustafa Kemal ile Atatürk'ün farklı kişiler olduğunu bile idrak edemiyorlar. Atatürk çoktan öldü gitti. Artık bizim kendi devrimizin düzgün rehberlerine ve liderlerine destek vermemiz gerekiyor. Yoksa demokrasi denilen Truva atıyla emperyalistler ve Küreselciler bizi ortadan kaldırmanın yollarını geliştiriyorlar.


Bütün Peygamberlerin ümmetlerine tek bir tavsiyesi olmuştur: "Utanmıyorsan dilediğini yap". Günahkarlık Allah katında bir dereceye kadar çekilebilir ancak imansızlık çekilemez. Günümüzde insanların pek çoğu milli, manevi ve dini değerlerini, kültürünü, zihniyetini, ülkülerini, menfaatini, ahlakını bilmiyor ve sevmiyor. "Türk", "Allah", "Hz.Muhammed (ASM)", "Türklük" deyince sövüp duran milyonlarca insanı görüyoruz. Sadece paraya, zevke, keyfe, güce tapan milyonlar.. Gelip bir de bize bozuk fikirlerini kabul ettirmeye çalışanlar var.


En çok duyduğum şeylerden birisi de "benim çevrem sizin anlattıklarınızı kabul etmiyor ve bana deli diyor" şeklinde.. Sıradan yani sürünün bir parçası olup uçurumdan atlamak istiyorsan seni tutan yok. Ama doğrucu olmak istiyorsan seni karaya boyamalarına ve seninle alay etmelerine katlanacaksın, sürüye inat hareket edeceksin. Bu yaşamın kolay olacağını ve her şeyin altın tepside sana sunulacağını kimse sana vaat etmedi. Yaşamın zorluklarına katlanmak istemiyorsan kendini sürünün akışına bırak. Ama her gördüğün zorluğu da sana rehberlik etmeye çalışan insana anlatıp onu bunaltma. Doğru ve düzgün rehber ve lider olan kişi senin için bir nimettir. Senin onu el üstünde tutman ve onun moralini yükseltmen gerekir. Ona trip atarak ve ona tavır yaparak kafasını darlamaman gerekir. Elindeki son umudu da yok edersen kime güvenip te ne yapabileceksin? Sen kendi anlattığını tek zannediyorsun ama rehberlik ve liderlik eden insan senin gibi günde yüzlercesini görüyor ve senin anlattıklarının aynısını binlerce kişiden dinliyor. O da bir insan, onun sinirlerini zorlama. İlgi bekliyor olabilirsin ancak o insanlar başkalarına ilgi göstermek ve insanları pışpışlamak üzere çaba göstermiyorlar. Bir ülkü için uğraşıyorlar. Sen kendi keyfini düşünüp hareket ediyorsun ama o milletini düşünerek hareket ediyor.



Allah'a emanet olun.




450 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Birkaç metafizik konusuna açıklık

Birkaç konuya Tasavvuf ve Ledün ilmince açıklık getirmek isterim. Kafa karışıklığı olan çok fazla insan var. Bunlar bir de birbirlerini kışkırtıyorlar ve yalan yanlış bir sürü bilgi ortaya saçılıyor.

bottom of page