top of page

KİTABA GELEBİLECEK İTİRAZLARA BİNAEN


Bu yazı kitabımın çıkışı öncesinde 12 Ağustos 2023 tarihinde yazılmıştır.

Milletimizin ve dünyanın artık ruhunu bildiğimiz için başımıza neler geleceğini tahmin etmek zor olmamaktadır. Yine bir sürü gereksiz ve cahil insan itirazlar yapacak, saldıracak, küfür edecek, aşağılayacak.. Şimdiden onlara bir cevap yazmayı uygun gördüm. Bir atasözünü hatırlatarak başlayalım: "Görmek istemeyen kadar kör olanı yoktur". Nibiru / Tarık Yıldızı, Afetler İçin Olası En Güvenli Alanlar, Zor Zamanlarda Birlik Olma, Ahir Zaman gibi konularda 3 yıldır anlattıklarıma inanıyor ve bunlara bakarak kendi araştırmalarınızı, analizlerinizi, rotanızı oluşturmak istiyorsanız kitabı alın. Böyle konulara inanmıyorsanız da kendi bildiğiniz yoldan gidin. Başkalarını memnun etmek üzere çaba sarf etmediğimi her zaman söyledim. Ben kurtarıcı filan da değilim. Bilimle, akılla, öngörülerle, analizlerle gelişmekte olan sorunlara çözümler geliştiren bir insanım. Yaptığım her çalışmanın mutlak açıklaması vardır. Ama tek tek insanlara bunları anlatacak vaktim yok. Bugüne kadar yaptığım paylaşımlara bakarak ne anlattığımı anlayabilirsiniz. Ortalama bir zekanız ve biraz kültürünüz varsa zorlanmazsınız.

Okumuş cahilliğin ve Herbokologların sayısının arttığı bir zamandayız. Ama her nedense her şeyi bildiğini iddia eden akademisyenler dahi bilgi kültür yarışmalarında en basit sorulara bile cevap veremeyip eleniyor. Onların marifeti gerçekten üretken ve akıllı insanlara çamur atmada. Daha iyisini sen yap ve milletimize sun. Ona da gelemiyorlar. O yüzden gerçekten akıl ve iman sahipleri hiçbir üretkenliği ve faydası olmayıp boş boş konuşan her kim olursa olsun ona itimat göstermesin. Gazeteci, sanatçı, akademisyen, internet fenomeni, vs. pek çok paralı trol ve ajan aramızda geziyor. Siz doğru olandan ayrılmayın ve her önünüze gelene de inanmayın. Aksi halde her alanda kaybeden siz olursunuz. Bize laf eden birisini gördüğünüzde "sen daha iyisini yap ta görelim" deyin. "Benim alanım" derse o kişi; "bu adamın da alanı değil ama adam 43 yıldır okuyarak kendini geliştirmiş ve muazzam bir çalışma yapmış. Hem de hiçbir borcu olmamasına karşın. Milletinin selametini düşünmüş" deyin. Boş konuşana doğru cevaplarla silkeleme yapın.

"Gerçek bilim insanı" ve "gerçek din adamı" sadece bir alanda uzmanlaşmaz. Zira keşfi açılan insan okuyup öğrendikçe daha fazla öğrenmek ister. Sonrasında bilim dalları arasındaki bağlantıları keşfetmeye başlar. Başka bilim dallarında yayınlar da okur. Ufkunu geliştirir ve yazmaya başlar. İbn-i Sina sadece Şifacılık üzerine çalışmalar yapmadı. Metafizik, Ruhbilimi, Felsefe, Geometri, Matematik, Astronomi gibi alanlarla da ilgilendi. İslam'ın altın çağındaki pek çok gerçek alim aynı anda birçok bilim dalıyla ilgilenip o alanlarda uzman hale geldi. Biruni'nin sadece Astronomi alanında 70 kitabı vardır. Diğer uzmanlaştığı alanlarda da pek çok kitaplar yazdı. Yani bilimle ilgilenen insan tek bir bilim dalıyla yetinmez. Ama bilim dalının diploma almak ve meslek / iş edinmek için öğrenen dar kalıplara kısıtlı kalır. Böyle kişiler kendi alanlarında bile gerçek bir uzman olamazlar. Sadece bağlı oldukları yapılar tarafından ciddiyetsiz ödüller verilip imaj çalışmaları ile parlatılırlar. Biraz araştırma yaparsanız da ya Küreselcilerden ya da Masonlardan sponsorluk aldıklarını görürsünüz.

Ben vatanını, milletini, dinini ve devletini (siyasetten bağımsız) seven bir insanım. Milletimi sevdiğim için de bütün zamanların en kötü devrinde milletimin güvenliğini düşünerek bir çalışma yaptım. Bu çalışmayı siz 40-50 farklı ana bilim dalından 10000 bilim adamını bir araya getirseydiniz bile 20 senede yapamazsınız. Çünkü bizim millet üretme alışkanlığa ve ortak zihin yapısına sahip değil. Üretken olanı hemen baltalıyorlar. Yarım asırlık yaşamımın her anında ben bunu tattım. Devlet, din adamları, büyük firma sahipleri, kültür ve sanat insanları, akademisyenler.. Hepsi kendi içlerinde negatif dinamizme sahipler. ABD'ye ya da Avrupa'ya gidip Küreselci okullarında okuyarak oralarda hizmet edenlere kapılar açılıyor ve öyleleri seviliyor. Ama milletini ve dinini seven özverili, üretken, akıllı insanlara her alanda engeller çıkartılıyor. Yaşamın acı gerçekleri milletimizi uçuruma sürüklüyor.

Milletimiz içerisinde haris, fitneci, gelişmeye düşman, kıskanç insanların çoğunlukta olduğunu görebiliyoruz. Üstelik Modernist ve Küreselci hizmetkarı bir yapının ve düşünce sisteminin ortasında kalmış durumdayız. Bizim doğru bildiğimiz onlara göre yanlış, onların yanlış bildiği bize göre doğru. O yüzden tartışmaya girmeye bile gerek görmüyorum. Tartışma olması için tarafların denk olmaları gerekir ki mevcut dünyada insani, vicdani, ilmi ve akli yönlerden kendime denk gördüğüm insan sayısı çok azdır. Kimseye ne aldığım eğitimleri, ne kültürel seviyemi, ne zeka seviyemi, ne çalışmalarımı izah etmek zorunda değilim. Bugüne kadar beni tanıyan zaten tanıdı. Tanımayan ve tanımak istemeyen de kendi bilir. Kimseyi ikna etmeye uğraşacak değilim. Zira hem vakit daraldı ve hem de yapmam gereken bütün çalışmaları gerçekleştirdim. Üzüm yemeye değil de bağcıyı dövmeye çalışanlar boşuna uğraşırlar. 30 yıldır Küreselciler tarafından engellenmeye çalışılıyorum. Sosyal ağlarda ve sosyal yaşamda bunun etkilerini çok fazla hissettim. Aklı olan ve değerlerine sahip çıkan insanlar da bunu anladı. Böylelikle bana değer verenler ile vermeyenler birbirinden ayrıldı. Küreselci trolleri ve hizmetkarları her alandan bana sürekli saldırırlar. Çünkü ben her konuyu ilmiyle ve kaynağıyla açıkladım. Üstelik Türk Töresine ve İslamiyet'in düzenine uygun olan bilgileri seçerek anlattım. Güce, metaya ve kula tapanlar sürekli üstüme geldiler. Çocukluğumdan beri bunu yaşıyorum. Türkçe'sini söylemek gerekirse; Cengiz Han'dan sonra gelen seçilmiş olan ve Ahir Zamanda Muhammedi İslam'ı benimsemiş olan çok az sayıda bilinçli insandan birisiyim.

Bilim sadece üniversitelerde olmaz. Bilim her yerdedir. Üniversiteler sadece diploma verir. Üniversite bitiresiye kadar 18 yıl içinde bir insan hayatı boyunca 300 kadar kitap okumuş ve yaklaşık 16000 kavram öğrenmiş olur. Üniversite bitirerek sadece diploma alırsınız ve kaba cehaletinizin en fazla % 2'sini giderebilirsiniz. % 98'lik kaba cehaleti kendiniz kitap okuyarak ve araştırarak giderebilirsiniz. Bir de ince cehalet var ki bizim milletimiz onu gidermek için hiçbir şey yapmıyor. Üniversitelerde yıllık bilimsel makale üretim ortalaması 0,2'dir. Bunların hemen hepsi de niteliksiz, hiçbir işe yaramayan, hocaların tezlerinin devamı niteliğindeki boşuna uğraşlardır. Ülkemizde kitap okuma alışkanlığı ise binde 2'nin altındadır. Bunların çoğu da ders kitabıdır. Basılan kitapların % 80'i eğitim ve eğitim destek, % 15'i niteliksiz ve % 5'i de tekrar niteliğindedir. Üniversitelerde tez çalışmalarında Masonların ve Küreselcilerin finansal destekler yaptığını artık bütün dünya bilmektedir.

Kitabı ilgilendiren alanda beşeri bilimlerden (Jeoloji, Jeofizik, Jeoloji Tarihi, Jeoarkeoloji, Jeomorfoloji, Biyoloji, Arkeobotanik, Astronomi, Astrofizik, Kozmoloji, Astronomi Tarihi, Volkanoloji, Sismoloji, İklim Bilimi, Buzul Bilimi, Mağara Bilimi, Toprak Bilimi, Kartografya, Jeomanyetizma, Okyanus Bilimi, Tarih, vs.) ve dini ilimlerden (Dinler Tarihi, Ahir Zaman İlmi, Cefir, Önemli Hutbeler, Hadis, vs.) istifade ettim. "Her bilim ve ilim dalıyla ilgili" 7 farklı dilde en az 300'er kitap ve 2000'erden fazla bilimsel makale okudum. Ayrıca birçok bilimsel dergiye de sürekli göz atıyorum. Yani 43 yılım dolu dolu okumakla geçti. Beşeri bilimler alanında 40 bin civarında ve dini ilimler alanında 35 bin civarında kitap okudum.


Çalışmalarım birçok bilimin özeti ve ortak analizi şeklindedir. Bilinen bilgileri mevcut verilerle analiz etme ve yorumlama konusunda da kendimi oldukça geliştirdim. Bu vesileyle olasılıkları değerlendirme ve tezler üretme konusunda da oldukça ileri aşamalara geldim.

Daha fazlasını bilmek istiyorsanız: "Nasıl Hazırlık Yapayım?"

Bilgilendirmeler:

Tarihi Kun-Bil Toplumu, Türkütopya Toplumu, Türk Hazırlıkçılar Topluluğu gibi bazı toplumların lideriyim. Ayrıca yurtdışındaki önemli kişilere "Özel Danışmanlıklar" yapıyorum. Bunlar uluslararası ticaret ve yatırım finansmanı üzerinedir. Farklı ülkelerde yardımcılarım var. Genelde işlerimi onlar hallediyorlar. Dünyadaki olumsuz havalara binaen birkaç senedir işlerimi gevşettim. Türkiye'deki çalışmalarım özel ilgi alanlarıma biaendir. Beni seven ve bana güvenen insanlar da yıllardır anlattığım bilgilere itimat ederler. Çünkü her anlattığımın kaynaklarını da açıklarım.

Benim göstermek istediğim şeyleri göstermek istediğim şekliyle görürsünüz. Yani kendi özel çalışmalarımla ve iş hayatımla ilgili konuları internette anlatmam. Kişisel ilgi alanlarım ile ilgili konuları internette kısmen paylaşırım. Küreselcilerin algoritmalarını ve yapay zekalarını manipüle etmek için de değişik uygulamalar yaparım. Türkçüyüm ve Ehl-i Sünnet Müslümanım. Şu dünyada görebileceğiniz en düzgün, en aklı başında, en kültürlü, en ilim sahibi, en nitelikli ve en ahlaki prensipleri olan insanlardan birisiyim. İnternet kötüdür, aldatıcıdır ve yalancıdır. Onun manipülasyonundan uzak durmak gerekir. O yüzden internete her şeyimi koymam ve yakınım olanlar dahi buzdağının küçük kısmını görür. Değerlerime sadık olmamdan dolayı aklı başında insanlar bana güvenirler.

Aşağıdaki bilgilendirmeleri okuyunuz ve kitabımı alacaksanız ona göre alın. Sonradan gelip bana laf etmeyin. Bu kitabın basımını yaptırarak ben milletime karşı büyük bir iyilik işledim ve vefamı da gösterdim. Yazım biter bitmez dijital olarak dağıtıma başlasaydım basılı halinden çok daha büyük paralar kazanabilirdim. Hele yurtdışından defalarca yapılan tekliflere sıcak baksaydım bugün banka hesabımda milyonlarca dolar bulunuyor olacaktı.

1. Kitabım bir üniversite akademik çalışması değildir yani tez değildir. Benim kişisel çalışmamdır. Zamanın gerekliliği olarak bu çalışmayı kendim ve kendi çevremdeki insanlar için yaptım. Başkaları da bu kitaptan yani çalışmadan edinmeyi isteyince kitap olarak bastırmaya karar verdim. Çalışmamı edinip te kendi keyfiyetinizce beğenmediyseniz zaten kitabıma talihsizlik üzerine eriştiğinizi varsayabiliriz. O yüzden bu çalışmanın akademik bir çalışma olduğunu sanarak kitabıma yaklaşmayın. Zaten hiçbir üniversite böyle komplike bir yayını oluşturamaz. Harvard'ta bir talebenin 200 yıllık bir denklemi çözdüğüne inanıp alkışlıyorsunuz da, gerçek bir Türk'ün millet sevgisiyle ve üstün zeka, kültür, ilim birikimi sayesinde böyle bir çalışmayı yapamayacağına mı inanmıyorsunuz? O zaman size sadece iki şey denilebilir "çifte standartlı" ve "ikiyüzlü".

2. Kitabımdaki çalışmaların hepsinde beşeri bilimleri ve dini ilimleri kullandım. Yani havadan bir şey yazmadım. Zaten böyle bir çalışma için uydurma bilgi kullanamazsınız. Kullanırsanız kitabın iki ucunu bir araya getiremezsiniz. Kaldı ki bu kitabın binbir ucu var.

3. Bu kitap size ölümsüzlüğün ya da afetlerden % 100 kurtuluşun garantisini vermez. Bu kitap sizin ufkunuzu açmak ve kendi çalışmalarınızı yapabilmeniz için yol göstermek üzere oluşturulmuştur. Bir kitaptan sonsuzluğun sırrını istiyorsanız o kitabı size zaten vermezler.

4. Daha iyisini yapabiliyorsanız buyrun yapın. Kimseyi engellemiyorum. Ama bana "nasıl yaptın" diye sormayın. Benim de kendime göre sırlarım var. Müneccim değilim, her yaptığım işin sağlam temelleri ve derin araştırmaları bulunmaktadır.

5. Kitabımda yer alan haritalarda şehirlerin güvenli alanlarını belirledim. Bu çalışmalar da sizin ufkunuzu açmak ve daha derinlemesine çalışmalar yapmanızı sağlamak içindir. Zira şehirlerin toprak yapısı, fay hatları, deprem tarihi, kartografya yapısı, Jeolojik geçmişleri, volkanik arazileri, Manyetizması, metal madenleri, Nibiru'nun kuyruklarının geçiş istikametleri ve daha pekçok şey göz önünde bulunduruldu. 20'den fazla afet (disaster) ve felaket (catastrohpe) türü (kategorisel olarak doğal yolla gelen, gökyüzü yoluyla gelen ve insan eliyle gelen) ile 25 kadar konulu harita türü (volkanik arazi haritası, toprak yapısı haritası, Manyetik alan haritası gibi) göz önünde bulundurularak Türkiye Şehirleri ve Dünya Ülkeleri Güvenli Alan Haritaları oluşturuldu. Buraları en çok % 70-80 kadar güvenli görüldü. Türkiye'de % 8 kadar bir alanın güvenli olduğu yönünde görüş belirtildi.

6. Kitabımda kitap yazılasıya kadarki Jeolojik, Coğrafi, Sismik, Manyetik ve diğer ilmi alanlara göre durumlar göz önünde bulundurulmuştur. Zamanla bunlarda değişmeler olabilir. Ancak aşırı derecede değişimlerin olmasını beklemiyoruz. Öyle bir şey olması için bütün Anadolu coğrafyasının parçalanıp yeniden oluşması gerekirdi. O yüzden aşırı abartılı ifadelere kulak vermeyin. Zira milletimiz kendi fikirlerini kabul ettirmek için abartı yapmayı sever. Kısmen değişimler olabilirse de nihai bakışımızı değiştirmez.

7. Çalışmalarımı yaparken başkalarının dedikodusuna, şeytani fikirlerine, egolarına, olumsuz yorumlarına bakmam. O yüzden bana rastgele sorular sormayın. Güvenmiyorsanız kitabımı almayın ve okumayın. Kitabı almak isteyen binlerce insan var. Alıp ta sonradan pişman olduysanız hemen satışa çıkartın. Kısa sürede birileri alacaktır.

8. Çalışmalarımla ilgili Küreselci medyasına ve sosyal medyasına çıkarak açıklamalar yapmıyorum. Kendi sosyal medya alanlarımda açıklamalar yapıyorum. Özel açıklamalar ve dokümanlar istiyorsanız o zaman da karşılığını verip isteyebilirsiniz. Makale, röportaj, video, resim, vs. hazırlanıp gönderilebilir.

9. Aleyhimde yapılacak her türlü karalama, kötüleme, aşağılama, hakaret sözleri ve davranışları size ağır bedellere mal olur. En başta da hakaret davası açılır. Kendi açıklarınıza, Küreselci uşaklığınıza, kötülüğe hizmet etmenize bakmadan beni yargılamaya çalışırsanız gereken cevapları verdiğimde de üzülmeyeceksiniz. Benim bu ülkeden ve bu milletten herhangi bir beklentim ve talebim yok. 50 yıldır bana bir şey vermeyenlerin bugünden sonra bir şey vereceğini de ummuyorum. Zaten Tarık Yıldızı'nı bekliyoruz. O geçip gittiğinde pek çok şey de değişmiş olacaktır. En azından Münafık ve Türk düşmanı tayfa ölüp gitmiş olacaktır.

10. Saygı çerçevesinde benimle iletişim kurmak istiyorsanız öncelikle Yardımcım Ertuğrul Bey ile görüşerek olurunu almanız gerekmektedir. Onun oluru olmadan kimseyle görüşmüyorum.

41 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Almanya'da da obruklar oluşuyor

A massive #sinkhole has appeared in a field in# Lingenfeld, #Germany, measuring 2 meters in diameter and over 20 meters deep. It’s a stark reminder that the earth beneath our feet isn’t always as stab

Comments

Rated 0 out of 5 stars.
No ratings yet

Add a rating
bottom of page