top of page

Ruhu çekilmiş Türkler

"Ya hocam, her yer yıkılacak ve kıyamet kopacak.. Sen daha hala parayla uğraşıyorsun" diyenlere hitaben.. Bu vakitten sonra kimseye meram anlatacak değilim. Akılsız ve ahmak olan zaten bir şeyden anlamıyor.


1. Sıradan bir insan değilim. Soyağacım binlerce yıl ötesine dayanıyor. Manevi bir şahsiyetim var. Dört dörtlük değilsem de niyetim ve uğraşım fevkalade. Bu millet için sorumluluk almak durumundayım. Atalarımın yüzüne bakabilmek için. Oturup seyretmek, sorunları ve/veya çözümleri anlatıp bırakmak, önderlik edip yol göstermemek bana yakışmaz.


2. Nibiru ile birlikte küçük bir kıyamet yaşanacak ancak büyük kıyamet değil. Yani insanlık devam edecek. İnsan sayısı azalacak ve yerleşim yerleri ortadan kalkacak. Ancak neticede yaşam bazıları için devam edecek. Ben de o bazıları için hazırlık yapıyorum. Ben geriye kalmasam bile o geriye kalanların yaşamlarını kolaylaştırmak ve onlara ümit olmak için uğraşıyorum.


3. Kötü zamanlar için hazırlıklar yapıyorum ve tedbirler alıyorum. Kaynaklarımın hepsini bunun için kullanıyorum. Her şeyin çok pahalı bir hale geldiği bir zamanda elbette ki daha geniş kaynaklara ihtiyacım var. Yaptığım çalışmalardan elde edilenler maalesef dişin kovuğunu doldurmuyor.


4. İleride Hoca Ahmet Yesevi Ocağı'nı ve Ahi Evran Ocağı'nı kuracağız. İnsanlara, bitkilere, hayvanlara bu ocaklar eliyle yardım yapacağız. Bu ocaklar kuru dua ile yanmayacak. Elbette ki malzeme lazım. Yarın Nibiru gelirken veya geçip gittikten sonra belki içinizden biri kalkıp bu ocaklara gelecek. Elimde ne kadar varsa o kadar paylaşacağım. O yüzden o imkanlarımı artırmanın derdindeyim.


5. Kaderci, umutsuz, silik ruhlu, çok bildiğini sanan değişik kafalardaki insanlar İslamiyet'in ve Türklüğün yüz kararısıdır. Kuru duanın hiçbir şeye faydası yoktur. Dua, gayrete tabidir. Yani gayret yoksa dua bir işe yaramaz. Bir de "ölsek te kurtulsak" diyenler var. Onlar zaten cehennemlik kafadalar. Ya ölmez de sürünürsen ne olacak? Hadi öldün, kendini evliya mı sanıyorsun?


Boş boş yorumlar yazılmasın. Kendi umutsuzluğunuzu, tükenmişlik sendromunuzu, umursamazlığınızı, keyfi ve nefsani anlayışınızı kendinize saklayın.


Hadi diyelim Nibiru gelmedi, kime ne zararımız var? Ülkemiz afetler diyarı. Yaptığımız çalışmalar her halükarda son derece işe yarar şeyler. Diyelim ki Nibiru geldi. O zaman pişmanlığınla ortada kalmayacak mısın? Nibiru kafirlerin ve münafıkların büyük bölümünü temizleyecek.


İslamiyet'in ruhuna ve Türküğün özüne yabancılaşmış ve hatta düşmanlaşmış nice insan olduğu, milli-manevi ve dini değerlerimize şuursuz insanlar sayıp sövmesin diye kendi manevi ve milli hallerimi getirip ortaya koymuyorum. Anlayan anladı ve kıymetimi bildi. Anlamayan da sonuna kadar anlamayacaktır. Harislik, kıskançlık, çekememezlik ile kötüleme, aşağılama, küfür, hakaret insanlardan eksik olmuyor. Bir de kötü gözle nazar eden çok. Sürekli nazar değiyor. Böyle bir dünyada atalarımın yolunu ne kadar izah edeyim? Çok çok önemli konulardan bahsettiğimde insanlar izlemiyor ve doğru düzgün bir beğeni göstermiyor. Ama falcı büyücü saçmaladığında, sözde gazeteciler zırvaladığında, konu hakkında bir şey bilmeyenler uydurduğunda herkes onların etrafında toplanıyor. Acı ama gerçek bu.. Eskiden beri bu böyle. Eğlence var deseniz herkes koşar gelir ama peygamberler ile veliler etrafında sadece 3'er 5'er kişi vardı. Onun için cehennem tıka basa dolu ve her 1000 kişiden 999'u ebedi cehennemdedir. Kalan 1 ise 70 kapıda sorguya çekildikten sonra hakkı olana kavuşacak. Eğer hakkı cehennem ise cehennemde cezasını çekip alnına "cehennemden geldi" damgası vurulup cennetin en kötü yerine bırakılacaklar. Cennet ehli ise az nüfusludur. Ondan öteye makamlar vardır ki; gerçek hakikat ehli, Allah sevdalıları, irşad ehli oralarda yer alırlar.


İnsanlar iyi uğraşlarda kenetleneceklerine anca moral bozucu, engelleyici, itikad bozucu şeylerle ilgileniyorlar. Bekleyin ve izleyin. Bakalım kim haklı, kim haksız.. Yakında görürsünüz ve anlarsınız. İyi uğraşlara destek vermek yerine kem sözler söylenip duruyor.


10 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

GERÇEKTEN FAHİŞ FİYAT VAR MI?

Bir fincan kahvenin maliyeti en çok 4 Lira, satış fiyatı ise 90-120 Lira arasında değişiyor. İşte fahiş fiyat dediğimiz şey tam olarak bu. Bildiğim bir işletmeden detay da vereyim. Orta-üst bir muhitt

Comments

Rated 0 out of 5 stars.
No ratings yet

Add a rating
bottom of page