top of page

Terbiye, üslup, ahlak yoksunu yine iş başında; fitnelerini saçmaya devam ediyor




Reptilyan Planet isimli ne idüğü belirsiz tip mabadından uydurduğu şeylerle insanların aklını karıştırıyor. Nibiru yani Tarık konusunda Türkiye'de kimse konuşup yazmazken ve dünyada da birkaç grup veya kişi yazıp çizerken ben bu konuyu anlatmaya başladım. Reptilyan Planet denilen tip te beni takip edip kendi alanında bir şeyler paylaşmaya başladı. 3 yıldır bana olan saldırılarına devam ediyor. Zira ben onun bozuk fikirlerini çürütüp duruyorum. Baş edemediğine çamur atıyor.


Gidip fitneciyi, hurafeyle uğraşanı, cahili dinliyorsunuz ve izliyorsunuz sonra da bize gelip "sen öyle diyorsun, o öyle diyor.. kafamız karışıyor" diyorsunuz. Bir kere kimle kimi mukayese ettiğinize bir bakın. Akıl yönünden hiç nasibi olmayan ve saçmalayıp duran biri ile ilimle, akılla, dinle, ferasetle anlatan bir alimi.. Şimdi bu denk mi oldu? Sizce bu haklı bir tutum mu oldu? Siz kafanızı fitnelerle doldurmayı marifet biliyorsanız bizi takip etmeyin zaten.. Zira fitne ile hakikat aynı çatı altında durmaz. Fitne seviyorsanız fitnebaza gidin, hakikati seviyorsanız bize gelin. Dinden, imandan, ahlaktan, değerlerden, akıldan, gelişimden bahsetmeyen ve uçuk kaçık fikirlerle size gelen birisini beğeniyorsanız zaten sizi bizimle değılsınız.. Biz Allah'ın adamıyız, onun gibiler Şeytan'ın adamı. Siz ikisini denk tutup kafanızı Şeytan'ın vesvesesiyle iyice bulandırıyorsunuz. İtikadınızı ve imanınızı dahi tehlikeye atıyorsunuz.


Bozuk zihniyetli ve itikatlı insanları izlerseniz ben hakkımı size helal etmiyorum.


Zeta ile beni biraz kıyaslayacak olursak:


Zeta Topluluğu Dünya'nın su basması için 80 metreyi öngörüyor, ben 225 metre ve 457 metre üzerinde duruyorum.


Zeta Topluluğu içinde binlerce insan var ve hepsi ayrı telden çalıyor, bense bu konuda hem bilimsel ve hem de dini alanlarda anlatımları paylaşıyorum.


Zeta Topluluğu UFOlara inanıyor ve uzaylıların gelip onları alacaklarına inanıyor. Reptilyan Planet ise Anunnakiler gelip Dünyadaki insanları hasat edecek yani katledecek diye anlatıyor. Ben böyle zırvalıklara asla inanmıyorum. Zeta içinde pek çok kişi dünyanın düz olduğuna da inanıyor. Ben buna da inanmıyorum.


Zeta Topluluğu karmakarışık yığın bilgiler paylaşıyor, ben ise düzenli ve ayakları yere sağlam basan bilgiler paylaşıyorum. Zeta ne anlatıyor belli değil ama benim anlattıklarımı insanlar anlıyor ve kafalarındaki sorulara yanıt alıyorlar.


Benim bunca zamandır Zeta Topluluğu'ndan aldığım tek şey SOHO uydularından aldıkları resimler ve videolar. Reptilyan Planet onların arasına katıldığından beri de Zeta gruplarından çıktım. Ben Zeta gruplarında iken Reptilyan diye bir şey ortada yoktu. Sonradan peydah oldu ve saçmaladı durdu. Şu sıralarda sadece ayda bir iki resim ya alırım ya da almam. Bunun haricinde bütün paylaşımlarım özgündür.


Zeta Topluluğu içinde farklı zihniyetlerden insanlar var, ben ise Müslüman Türk olarak anlatım yapıyorum. Benim anlatım seviyemi onlar rüyalarında bile göremezler.


Zeta Topluluğu içindeki insanların çoğu sahte isimler kullanır (Reptilyan Planet gibi) ama benim adım soyadım ve iletişim bilgilerim meydandadır.


Zeta Topluluğu birçok alanda yetersiz ve çarpık bilgi paylaşıyor, ben birçok bilim ve din alanındaki bilgileri derleyip İslami anlayışa uygun anlatıyorum.


Zeta Topluluğu Türkiye ile ilgili 1 paragraf yazı yazıp analizini oluşturmuştur, ben ise 1000 sayfalık kitap yazdım ve yakında İnşallah çıkacak. Yaptığım çalışmaların da Zeta ile hiçbir ilgisi yoktur.


Zeta Topluluğu ne Nibiru, ne Astronomi ve ne de Jeoloji konularında benim kadar bilgi sahibi değildir. Kaldı ki bu bilim dallarıyla Nibiru hakkında analizler yapabilecek beceriye de sahip değildir. Son 3 yıldır anlattıklarıma bakarsanız farkın devasa boyutlarda olduğunu anlarsınız.


Zeta'nın Nibiru ile ilgili teorilerine katılmadığımı defalarca anlattım. Carlos Munoz Ferrada'nın açıklamaları bize daha mantıklı geliyor. Ancak İslami anlatımları da göz önünde bulundurmak zorundayım, ben de öyle yapıyorum.


Zeta'ya ait gruplardan 6 ayı geçkin bir zamandır uzağım. Başkalarına ait güncel paylaşımlara bakmadığımı izah ettim. O ne yazmış, bu ne çizmiş diye merak etmiyorum.


Zeta Topluluğu İslamiyet'in Nibiru hakkında neler yazdığını daha yeni yeni merak etmeye başladı. Ben ABD'den İbn-i Haldun'un kitabını ve Hz.Ali'nin tahrif edilmemiş hutbesini bulup Türkçeye çevirdim ve insanlarla paylaştım. Nibiru'nun çıkış alametlerini ve işaretlerini açıkladım.




Açıklama:


Dünyanın gelmiş geçmiş en önemli olayı olurken benim oturup izlememi ve araştırma yapmamamı kimse bekleyemezdi. Bu araştırmalar sonucunda "bilgi üretir" oldum. Haliyle de insanlara bilgi ve belge sunuyorum. 1 yıl boyunca bu bilgileri tamamen ücretsiz sundum. İnsanların çoğu dönüp te bakmadı. Sonrasında ufak bedeller istedim. Çok az da olsa itibar ettiler. Bir tost parasına belki de hayatlarının en önemli bilgilerini verdim. Üstüne üstlük bir sürü hediye doküman ile birlikte. Benden aldıkları bilgileri varlıklı insanlara dünya kadar paraya satan insanlar var. Bilgi de bir metadır ve ben istersem bunu satarım. Benden almak istemeyen oturur kendi araştırmasını ve çalışmasını kendisi yapar. Benim çalışmalarımın ana esaslarını geçen yıllarda insanlara ücretsiz olarak anlattım. İsteyen oturup kendisi de bilgileri toplayabilir ve haritalar çıkartabilirdi. Açıkçası insanlar zaten her konuda olduğu gibi bilgiye erişim konusunda da ilgisiz. Her gün binlerce doküman satıyor değilim. Arada sırada birkaç tane.. Bu satışlardan zengin olacak durumum da yok. Keşke olsaydı. Milletimiz bilgiye itibar etseydi de biz de zengin olsaydık ve daha fazla çalışma yapabilseydik. Ama edindiğim stresten ve hastalıklardan başka bir karım olmadı. Yakında kitabım çıkacak. Gönül isterdi ki milyonlarca satsın. Ama öyle olmayacağını da biliyorum. Çünkü Reptilyan Planet gibi asalak ve ne idüğü belirsiz tipleri yüzbinlerce kişi takip ederken beni takip eden sayısı azdır. Üstüne üstlük bugüne kadar 1 tane doküman sattıysam yüzlerce insana da ücretsiz gönderdim. Oba çalışması gibi bir çalışmayı rüyasında bile görememiş Reptilyan, obalarıma katılmayı da istedi. Ben onu istemedim. Adamın sahte hesapları var ama üslup hep aynı bozuk üslup. Allah'a inanmayanın benim yanımda yeri yoktur.


Anunnakiler'e inanan tipler onları insanları yaratan ilahlar olarak görüyorlar. Dolayısıyla da Allah'a şirk koşuyorlar. Böylelerinin anlattıkları zırvalara inananlar da onunla aynı çukura düşüyorlar. Allah'a inanan müspet bilime ve dini ilimlere göre açıklamalar yapan bir insana yani bana mı yoksa Allah'a şirk koşuan ve kim olduğunu bilmediğiniz bir saldırgana mı inanacaksınız? Küreselciler böyle tipleri de manipüle ediyorlar. Bizim gibi insanlara saldırarak kendilerini öne çıkartmaya çalışıyorlar.


Reptilyan Planet denilen tipin 20 tane sahte hesabı var ve hala beni takip ediyor. Ancak ana hesabından beni engellemiş, ben de onu engelledim. Twitter hesabım açık. Ancak Twitter'ı verimli bulmadığım için çok paylaşım yapmıyorum. Ayrıca yaptığım paylaşımları bu tipe onaylatacak ve gösterecek değilim.


Hastalıklarım olduğundan dolayı sıklıkla paylaşımlar yapamıyorum. Zaten internetin kadrolu personeli değilim. İster paylaşım yaparım, istemezsem yapmam. Kimseye soracak değilim. Reptilyan Planet benim yaptıklarımı göremiyormuş ve "ortalarda yok" diyor. Paylaşacak birşey bulamayınca çirkeflik peşinde koşturuyor. Hiçbir şey ürettiği yok.


3 yıldır websitelerim var. Onlar üzerinden ve çeşitli gruplardan insanları bilgilendirici yayınlar paylaşıyorum. Çeşitli dillerde yayınlanmış yazıları Türkçeye çeviriyorum. 3 yılda 60000 sayfa yazı paylaştım. Hem de ücretsiz. Birçok önemli konuyu websitemin blog alanından ve gruplarından paylaşıyorum. Instagram, Twitter, Youtube, Facebook, Telegram hesaplarım açık. Bir yere gitmişliğim yok. Her yaptığım şeyi Reptilyan Planet'e bildirmek zorunda mıyım? Maliyetler giderek arttığı için sahte hesaplarına ait telefon numaralarını kullanamıyor herhalde.. Ana hesabını koruduğu ve ben de onu engellediğim için bana saldırıyor. Ortada yokum ya onun aklına göre.. Yine iftiralarını ve küfürlerini sıralıyor.



Yaptığım çalışmalar:


Reptilyan Planet denilen ne idüğü belirsiz tip "Zeta'nın ve benim yaptığım çalışmaları alıp paylaşıyor" demiş. Seni ben hiçbir zaman takip etmedim. Kendini kuru fasülye gibi nimetten sanma.. Twitter'da 1 yıl önce önüme bir paylaşımı düştü. Ona binaen samimiyetle "şu kullanıcı ismini de bir değiştirsen" dedim. Bana ardı ardına kötü laflar etmeye ve küfürler yağdırmaya başladı. Ben onu takip etmiyordum, o beni takip ediyordu. Takipçilerden çıkarttım. Sonraki zamanlarda beni DM'den tehdit etti ve bana şantaj yapmaya başladı. Telegram üzerinden de beni takip ediyordu, oradan da çıkarttım. Uzun zaman beni taciz etti. Uğraşmak istemediğim için üstünde durmadım. Hatta bir seferinde benden 1 Bitocin de istedi.


Hiçbir zaman ondan bir şey almadım ve almam da.. Adamın üslubu ve sözde anlattıkları ile benim üslubum ve anlattıklarım arasında hiçbir alaka bile yok. Ben insanlara umut olmak ve zorlu zamanlar için yol göstermek üzere çalışmalar yapıyorum, o ise "hepiniz öleceksiniz" diyor. Benim yaptığım çalışmaları görmemiş bir insan ne yaptığımı ve nasıl yaptığımı nereden biliyor? Kendisi bilime zaten inanmıyor ve güvenmiyor. Lafta bazı haritalar yapıp insanlarla paylaşıyor. Neye göre o haritaları oluşturmuş? Sadece su basması durumuna göre mi? Kaç metreye göre? İşi gücü yalan dolan, hile, üçkağıt, kandırmaca, iftira, çirkeflik. Kendisi gibi belli bir kitleyi takipçi olarak almış ve ona buna saldırıp duruyor.


Adamın daha adı bile belli değil. Kime ve neye inandığınızı bilmeden böyle tiplerin arkasına takılırsanız anca hezimete uğrarsınız. Yarın size de kafayı takar ve sizi de tehdit etmeye başlar. Saçma sapan paylaşımlarıyla ve hiçbir bilimsel açıklaması olmayan haritalarıyla aklınızı bulandırır.


Benim yaptığım çalışmalar:


1. Türkiye'nin ve dünya ülkelerinin güvenli alanlarını tespit

2. Hazırlıkçılık bağlamında dikkat edilmesi gereken konular

3. Zor zamanlar için kamp organizasyonları

4. Zor şartlarda hayatta kalma bilgileri

5. Dünyayı saran afetler ve felaketler

6. Dünyayı etkisi altında bırakan olumsuz olayların bilimsel açıklamaları ve analizleri

7. Bilimsel temellere göre güvenli alan haritaları oluşturma

8. İslami kaynaklara göre Nibiru'nun varlığı ve geliş süreci bilgilerini araştırma


Yaptığım çalışmalar Afet ve Felaket Durum Araştırmaları ve Analizleri çatısı altında birleştirilebilir. Yaptığım çalışmalar bu milletin ve bu ülkenin faydasınadır. Çalışmalarımı nasıl yaptığımı defalarca kere anlattım. Bilime, İslam'a, akla, mantığa aykırı hiçbir şey yoktur. Ayrıca ben terörist miyim de Reptilyan Planet gibi bir tip bana onca hakareti ediyor ve onca kötü muameleyi yapıyor? Mahkemeye vermediğim için mi bu kadar rahat? İftiralar, küfürler, hakaretler, saldırılar almış başını gidiyor. Madem ki insanları düşünüyorsun, otur sen de bu millete faydalı çalışmalar yap. Ama uyduruk şeyler olmasın. Uzaylı ve Anunnaki zırvalıklarını getirip te milletin aklını karıştırma, imanını zedeleme ve itikadını bozma.


Bugün dünyanın çeşitli yerlerinde milyonlarca akademisyen ve milyonlarca gazeteci-yazar makaleler ve kitaplar yazıyor. Onlar da ellerindeki bilgileri kullanıyorlar ve kendilerince analizler yapıp bilgi üretiyorlar. Çalışma yapmak yerine "sen şöyle yaptın, ben böyle iyiyim" diye propaganda yapmış olsalar orada bir şey olmaz.


Reptilyan'ın uydurduklarına bir bakalım:





Reptilyan Planet'in bazı paylaşımlarını arkadaşım bana göndermiş. "Sözde yaptığı" "harita çalışması" neymiş kısaca bir bakalım.


"Zemin ve gökyüzü saldırılarını atlatabilme olasılığı yüksek olan ve sonrasındaki kaostan en az etkileneceğiniz ... önemli bölgeler:


Güvenli Yerler:


Muğla Datça

Muğla

Konya

Nevşehir

Niğde

Aksaray


Güvenli Olmayan Yerler:


Doğu

Kuzey"


Bilimsel açıklamaya bakın.. "Zemin" dediği şey "yeraltından Reptilyan ordusu gelecek" diyor. "Gökyüzü" dediği şey "Anunnakilerin ordusu gelecek" diyor. Yani her halükarda boku yemişsiniz. Hadi diyelim senin hayal gücün gerçek oldu ve Reptilyanlar ve Anunnakiler çıktı geldi. Konya'nın ne özelliği var, Datça'nın ne özelliği var? Senin bunları söylemendeki delil nedir? Hiç. Bu arkadaş Datça'da oturuyor. Kendine yandaş arıyor.


Ben ne söyledim? "Kıyıları 457 metreye kadar su basacak, su basmayan bir çok yer de depremlerde yıkılacak". Ne Datça'sı, ne Muğla'sı? Hepsi sular altında kalacak. "Doğu" ve "Kuzey" için güvensiz demiş. Neye göre? Benim anlatımlarımda ise Doğu Anadolu'nun baraj olmayan alanları güvenli.


Sadece bir paylaşımdaki anlatımı ile benim anlatımım karşılaştırıldığında hiçbir alakası yok. Ben ondan bilgi alıyormuşum da sonra insanlara satıyormuşum. Yalana bak! Ben seni hiçbir zaman takip etmedim ve senin paylaştıkların da birkaç kere Twitter'da önüme düşmese ne yazdığından haberim bile olmayacaktı. Türkiye'de Nibiru'dan 3 yıl önce bahsetmeye başladığımda ve Carlos Munoz'u anlattığımda senin daha esamen bile ortada yoktu. İlk o bahsetmişmiş.. Sen benden çaldıklarınla deli saçması fikirlerini birleştirip ilginç bir şeyler ortaya attın. Aklını peynir ekmekle yemiş olanlar da balıklama atladı. Neden? Çünkü mantıklı bir şeyler anlatıp ta siz meydanda duramazdınız. Kültürel ve bilimsel altyapınız yok. Boş boş atıp tutuyorsunuz. Kaç kere geri sayım başlatmış ve "gelip hasat edecekler" demiş, hiçbirinde bir şey olmadı. Ben Twitter hesabımı bir müddet kapatınca benden bilgi çalamaz oldu. Benden çalıp kendi bozuk zihniyetine ve itikadına göre jargon oluşturarak insanlara satıyordu. Bu adamın ABD ile de bağlantıları var. Birilerine trollük ettiği kesinleşti. Ben Twitter'da yayın yapmayı kesince eşekten düşmüş karpuza döndü, yazacak bir şey bulamadı ve bana sararak kendine yol açmaya çalıştı.


Sonuç:


Reptilyan Planet gibi tipleri dikkate alacak değilim. Sosyal medyada popüler olmak ve popülerliğini korumak adına ona buna çamur atmayı marifet bilen bir sürü tip var. Bunların çoğu da Küreselciler tarafından beslenen / fonlanan adamlar. İnsanların imanlarını ve itikatlarını bozmak, milletin içine fitneler atmak, gerçek araştırmacıları ve bilgi üreten insanları kötülemek için böyleleri kullanılıyor. Konuşmaya kalksa iki cümleyi bir araya getiremez.


Ben insanlara gerçek bilgiyi ve zor zamanlar için alternatif hayatta kalma yollarını gösteriyorum. Hiçbir şeyin garantisi yok. Zaten kimseye hiçbir garanti de vermiyorum. Zira ben bir insanım ve benim de kendime bir garantim yok. Çok büyük ve kaotik afetler olduğu zaman ölmeyip te hayatta kalırsak elimizdeki bilgiler bize yol gösterici ve can simidi olacaktır. Aynı bilgileri ben kendim için de kullanıyorum.


Tarih boyunca soytarılar hep oldu ve hep olacak. Ama insanlığı, doğayı, dini, aklı, bilimi, onurlu yaşamı düşünen insanlar da olacak. Siz bir karar vereceksiniz.. Soytarılarla aynı safta mı olacaksınız yoksa hakikat ehli ile mi aynı safta olacaksınız? Hakikat ehli ile olacaksanız o zaman soytarıların yazıp çizdiğine ve anlattıklarına bakmayın. Soytarılarla olacaksanız da hakikat ehlinin yazıp çizdiğine ve anlattıklarına bakmayın.


Çalışmalarımı yaparken "ben bu çalışmaları bana bağımlı olarak yapmadım" diye izah ettim. Yani çalışmalar ben yaşadığım sürece var olacak değildir. Neticede ölümlü insanlarız. Ölüp gittiğimde onca çalışmayı insanlar çöpe mi atacaklar? Siz bir kitap aldığınızda yazar ölünce kitabını çöpe mi atıyorsunuz veya okula gittiğinizde hocanız öldüğünüzde kafanıza reset mi atıyorsunuz? Biz size bilgi sunuyoruz ve bunun geçerliliği ömrünüz yettiği müddetçe sürer. Hatta sonraki nesiller dahi kullanabilir. "Ben bu adamı artık meydanda göremiyorum, o zaman yalan söylüyor" gibi kafalar son derece zekası düşük ve aklı olmayan insana işaret eder. Ben sanatçı mıyım da sürekli meydanda dolaşayım? Hiçbir zaman meydanlarda dolaşmadım ve ona buna hava atmaya uğraşmadım. Aklımla ve kişiliğimle var oldum. Akla, mantığa, dine, ahlaka, değerlere bağlı olmayan insanlar elbette ki beni sevmedi. Çünkü onların şeytanlaşmış ruhlarına hitap etmedim ve onların anlattığı saçmalıklara da geçerli ve değerli açıklamalar yaptım. Yozlaşmanın önüne geçmek, hurafaler ile bidatları engellemek ve emr-i bil maruf nehy-i anil mülker yapmak için elimden geleni yaptım. Tabi ki bunca mücadele birçok insanın hoşuna gitmedi. Zaten çalışmalarımı birilerinin hoşuna gitsin diye de yapmadım.


İnsanlar daha kullandıkları kelimelerin ne anlama geldiğini bilmiyorlar. Kalkıp bana "dolandırıcı" diyorlar. Kimi ve neyi dolandırmışım? Dolandırmak demek insanın haberi ve isteği olmaksızın onun parasını, vaktini, enerjisini çalmak demektir. Siz herhangi bir eşyayı satın aldığınızda onu satana "sen dolandırıcısın" diyebiliyor musunuz? Bilgi de bir metadır. Dokümanlarımızı insanlara sunarken neyi nasıl yaptığımızı açıkladık. Kendi istekleri doğrultusunda edinmek istediler. Parası olmayıp bize nezaketle yaklaşana hediye ettik. Kimsenin bir parça parasına ve malına rızası dışında el uzatmadık. Ama daha Türkçeyi doğru düzgün bilmeyen ve konuştuğu lafların suç olduğunu idrak etmeyen tipler rastgele çamur atmaya ve fitne yağdırmaya devam ediyorlar. Benim zenginleştiğim filan da yok. Öyle bir şey olsa bugün tatilden tatile koşardım. Kaç yıldır hastalıklarımdan ötürü kaplıcaya gidemedim. Ömrüm boyunca hiç tatil yapamadım. Kaç yıldır bilgisayarımı yenileyemedim. Ekstra çalışmalara para ayıramıyorum. Allah'a şükür kendi ihtiyaçlarımı giderecek durumum var. Ancak beni zenginleştiren bir durum da ortada yok. İnsanların çoğu sadece izliyor. Benim zenginleştiğimi zannedip kendine pay isteyenlerin sayısı da bir hayli fazla. Çeşitli yollarla benden taleplerde bulunanlar oldu. Gerçekten bir zenginleşme olsa köyden yer alıp hazırlıkçı merkezi yapacağım. Ama hayaller hep olduğu yerde sayıyor.


Her şeye "yalan" ve herkese "yalancı" diyen tipler elbette ki bizi de es geçecek değillerdi. Onlara göre bir tek kendileri doğru ve doğrucu. Şeytan da zaten kendisine öyle diyor. "Bilim", "Allah", "Türk", "Türklük", "değerler", vs. ne derseniz deyin onlar "yalan" demeye ve küfürler yağdırmaya devam edecekler. Allah'a inanmayan ve Türk değerlerine düşman tiplerle biz muhatap olacak değiliz. Düz dünya gibi bir zırvalığa da inananlar elbette ki bizim gibi müspet bilime inanan insanları sevmeyecek. Biz de onları sevmiyoruz. Ama onların bize vermeye çalıştığı zarar artık onların iyice yoldan çıktığını gösteriyor. Takdirini yapın.


Yeni kitaplar yazmak için çalışmalarım devam ediyor.

  1. Nibiru

  2. Hazırlıkçılık (Büyük Afetler Zamanı Hayatta Kalma)

  3. Afetler ve Felaketler

Gereksiz tipler gibi vaktimi boş geçiriyor değilim. Sürekli internette olursam diğer çalışmalarımı yapmaya nasıl vakit ayıracağım? Kaldı ki Nibiru konusu benim ilgi alanlarımdan sadece bir tanesi, bütün hayatım değil ki.. Çalışmalarıma güvenen arkadaşlarım dokümanları aldılar, sohbetleri ve videoları seyrettiler, sosyal medyadaki önceki paylaşımlarımı akıllarına yazdılar. Aynı şeyleri durmadan tekrar etmemin kime ne faydası var? Daha birkaç gün önce yine Instagram Sohbeti yaptım. Reptilyan Planet beni yine takip etmek istiyor ama onu engellediğim için neler yaptığıma bakamıyor. Öyle olunca da benim ona kızıp yelkenleri suya indirmemi bekliyor. Sen benim tırnağım bile olamazsın. Git kendine başka bir yer ara. Bu alanda benim seviyeme erişebilmen için önce 3-5 dil öğrenmen gerekir. Google Translate İngilizcesi ile gidebileceğin yer anca bana çamur atma mesafesidir. Gerçek bilgiler ve üretkenlik bende.. Birazcık aklın varsa onunla bununla uğraşmayı bırakıp biraz kitap oku. Kendini çeşitli ilmi alanlarda geliştir, tövbe edip imanını tazele.. Bu kafayla da senden hiçbir cacık olmaz. Bir de Reptilyan ismini internette kullanan başkaları da çıkmış. Umarım Anunnaki Cinleri gelir ve seni alır götürürler.. Dünya da bir gereksizden kurtulmuş olur.



Neden az çok kendi sıkıntılarımdan size bahsediyorum?


Allah sevdiği kullarına dert verir. Kulu O'nu andıkça kuluna merhameti artar. Bana ait manevi sırlarımı dışarıya anlatmam. İki kişinin bildiği sır değildir.


1. Benim de sizin gibi bir insan olduğumu, dertlerim olduğunu bilmenizi istedim.

2. Çok fazla uğraş alanım olduğu ve insanlar da bana itimat ettiği üzere; bir takım uğraşlarda geri kaldığımda veya uğraşları yapamadığım zaman sebebini bilin istedim.

3. Günümüz koşullarının herkes için giderek ağırlaştığını bilmenizi istedim.

4. Kişisel muhasebesini uğraşları ve ülküleri ile ilgili muhasebelerden ayırt edip helal yoldan yaşamını sürdüren bir insan olduğunu bilin istedim.

5. Haram uğraşlar peşinde olmadığımı, helal daire ile hareket ettiğimi, doğayısıyla haybeden para kazanıp ta bol keseden harcayan bir insan olmadığımı bilin istedim.

6. Kendi keyfine keder yaşayan ve umursamaz bir insan olmadığımı bilin istedim.

7. Millete ait hiçbir kasaya hortum salmadığımı bilmenizi istedim.

8. Mutevazı bir hayat sürdürdüğümü ve kendimi dünyaya kaptırmadığımı bilin istedim.

9. Milletimin içinden ve milletim gibi aza kanaat eden ama mücadeleyi elden bırakmayan bir insan olduğumu görün istedim.

10. Benim hırsız ya da trol olmadığımı bilin ve görün istedim.


Uğraş alanım çok ve ülkülerim var. Dileseydim çok büyük maddi kaynakların da üstüne oturabilirdim. Ama böyle bir şey olması halinde kendim olamazdım ve milletin zor zamanlarında sadece izleyici olabilirdim ve hatta belki de sadece kendi keyfimi düşünüyor olurdum. Arif olmayan bunları anlamaz. Her uğraşın maliyeti var ve bugünlerde o maliyetler 10 kat arttı. Ben bunları kendi keyfim için değil, yarın bu bilgilere çok ihtiyaç duyacak milletim için yapıyorum. Benim ne olduğum belli ve soyum da belli. Soyu sopu, adı sanı belli olmayan korkaklara laf edin.


30 yıldır bu milletin ekseriyeti ve küreselciler beni engellemeye, aşağı çekmeye, pes ettirmeye çabalıyor. Maalesef milletimizin çoğunluğu basiret, feraset, vicdan sahibi değil. Kendi elleriyle kendi sonlarını getirmeye uğraşıyorlar.


Bir gün olur da başıma bir iş gelirse faili ya da müsebbibi Reptilyan Planet ve onu destekleyen güruhtur. Çünkü bunlar bilinçli ve kasıtlı olarak birkaç yıldır benim üstüme geliyorlar ve her yerde itibarımı zedelemeye çalışıyorlar.


Haksızlık ve ahlaksızlık karşısında suskun kalan dilsiz şeytandır, haklının yanında durmayan ve ona eziyet olabilecek tutumlarda olan ise şeytanın yardımcısıdır.



Bana laf taşıyacağınıza..


Sizde iyilik diye bir şey varsa;


  1. Böyle soytarıları takip etmeyin ve onların gönderilerini beğenmeyin. Siz bunları takip ettikçe bunlar cesaret buluyorlar.

  2. Benim gibi insanlara böyleleri laf ettiğinde önce Twitter'a şikayet edin. Her gönderinin yan tarafında açılır menü var. Orada şikayet etme yeri var. Sonra da onun alanında ve kendi alanınızda ona haddini bildirmeye çalışın. Yaptıklarınızı dahi alıp bana getirmeyin.

  3. Böyle soytarıların paylaşımlarını bana göndermeyin. Siz beni hasta edip öldürmeye mi çalışıyorsunuz? Fitnecilerin lafları taşınmaz. Böyle şeyler iyilik değildir, şeytana uşaklık etmektir.


Yayınlarım için para istediğime kızanlara..


Sosyal medyadaki hesapları için "onaylanmış hesap" tikine aylık bilmem ne kadar para ödeyenler, sigaraya her gün para ödeyenler, tatile para ödeyenler var..


Biz bir tür cihad yapıyoruz, bu da cehalete karşıdır. Cihadlar için pusat gerekir. Eskiden kılıç, kalkan, yay, oklar, zırh, at gerekirdi. Şimdi ise bilgisayar, cep telefonu, tablet, yayın yapılan website, zaman, emek, kitaplar, vs. var. Bunların hepsi bize para harcatıyor. Bir websitenin bir yıllık maliyeti 2000 TL'yi aşıyor. Kullandığımız teçhizat eskiyor. Elektrik ve internet kullanıyoruz, para gerektiriyor. Yani cihad etmek ucuz veya bedava değil. Çalışmalarımız için arşiv yapıyoruz ve bunları koyacak harddisk lazım. Bir NAS kutusu 35000 TL. Bir harddisk 5-6000 TL. Onca zamanımızı ve emeğimizi veriyoruz. Diğer işlerimden zaman ayırıp bu konularla ilgileniyorum. Yani kendi kişisel kazancımdan eksiltip bu işlere yöneliyorum. Bunları görmezden gelip beni yargılayacağınıza oturup maliyet muhasebesi yapın. Benim bir günümün maliyeti ne kadara çıkıyor ve bunda sizin destek payınız ne kadar? Uzaktan desteklemek işe yaramaz. Hem cihad etmeyeceksin ve hem de edene yardım etmeyeceksin. O zaman da üstüne vacip olan afetleri ve belaları üstüne çekeceksin. Cihad edeni görmemek te mazeret değil.


Başkaları kişisel keyfi için tonla para harcarken biz kendi bütçemizden yiyip duruyoruz ve milletimizin, ülkemizin, dinimizin, değerlerimizin bekası için mücadele veriyoruz. Kimse bunları görmüyor. "Çalışmaların için şu da bizden olsun" diyen de yok. Gökten zembille para gelmiyor. Nasıl olacak bu işler? Hem bizden mücadele bekleniyor ve hem de bütün fedakarlık ta bizden bekleniyor. Öyle bir dünya yok.. Hani sizin mücadeleniz nerede? Malınızla, canınızla, dünyalıklarınızla kötülüğe karşı mücadele etmezseniz sağlam Müslüman olamazsınız. Sadece laf ile mücadele olmaz. Siz o mücadeleyi yapmadıkça ve fedakarlık yapmadıkça Allah ta sizin elinizdekileri sizden alacak afetleri ve felaketleri gönderiyor. Gün gelecek birçok insan o afetlerden payını alacaktır. O gün geldiğinde "neden benim başıma geldi" diye sormayın. İlla ki bana destek yapmanız şart değil. Kendiniz de mücadele edebilirsiniz. Sizde cesaret ve gayret yoksa o zaman gayreti olana destek vermeniz üzerinize borçtur. "Ben kenardan seyredeyim" derseniz cenneti de sadece uzaktan görürsünüz. Hem bu dünyadaki cennet gibi yerleri ve hem de ahiretteki cenneti..


İnsanlığın iyiliğine, Allah yolunda mücadeleye, dünyanın selametine uğraşıyor olmak her şeyin bize bedavadan geldiği ve bizim onca uğraşı kendi cebimizden yiyerek kolayca yapabildiğimiz anlamına gelmiyor. Hayalperestliği bırakın. Bugün siz işe gidiyorsunuz.. "Bugün de milletim için olsun" deyip o gün hiç kimseden para almadığınız oluyor mu? Tek bir günden bahsediyorum. Bugün 1 adet kitabın 150-200 dolara kadar çıkabildiği bir zamanda bulunuyoruz. Bazı siteler var aylığı birkaç bin dolara. Misal olarak söylüyorum. Yani bilgiye erişmek hiç ucuz bir şey değil. Kaldı ki onca kitabı okuyacak, idrak edecek ve analiz edecek insan kendinden çok daha fazlasını harcamaktadır. Bilgi, en pahalı metadır. Bugünlerde bizden çaldıkları bilgileri dosyalar halinde ekabir kesimine milyonlarca liraya satan insanlar var. Bize bir zengin insan getirip 1 milyon lira vermiş mi? Yok. Birkaç tost parası için adam bizimle kavga ediyor. Edebiyle gelip te "ben fakirim" dese zaten bedava vereceğiz. Ama adam "falanca yerde yazlığım var, filanca yere tatile gideceğim, şu marka arabam var, en iyi marka telefon kullanıyorum" dedikten sonra fakir edebiyatı yapıp isterse ona da hoş gözle bakmayız. Önce insanları ölçüp tartıyoruz, ondan sonra değerlendirme yapıp veriyoruz. Keyfi için tonla harcayacak ama faydalı bir şeyler yapanlara hiç bir şey vermeden alacak..


Bu çalışmaları yaptıktan itibaren 1 yıl boyunca hiçbir ücret istemeden dağıtım yaptım. Kimse itibar etmedi. Ayda birkaç kişi birkaç doküman alıyor diye bana "sen bunlarla zenginleştin" diyorlar. Yahu gelenler daha bizim cebimize girmeden gidiyor. Bir kişiye para ile versek yüz kişiye ücretsiz dağıttık.


30 yıldır küreselciler beni engelliyor ve başkalarının rahatlıkla para kazandıkları yerlerde ben kazanamıyorum. Onca uğraşım var ve harcama gerektiriyor. Ya hiçbir şey yapmayacağım ya da alternatif bir bütçe kaynağı bulacağım. Kendimden başkasını düşünmeme gibi bir durumum olsa dert etmem. Ama gün günden kötü gelirken insanımızın rehberlik edecek insana ihtiyacı var. Herkes konuşuyor ama çözüm üretme adına bir şey yapan yok. Milletimiz yetim ve öksüz kaldı. Milletimiz ya kendi çıkış yolu için kendi rehberini ve liderini her bakımdan yüceltecek ya da küreselcilerin her şeylerini ellerinden almalarını seyredecek.


Madem çok duyarlı insanlarsınız.. O zaman çalışmalarımı açıktan destekleyin. Ben de kendi cebimden ekstra ekstra yiyip durmayayım. Aşağıdaki IBAN'a destek yapın. Ama öyle bir tost parası da göndermeyin. Şaka gibi olmayın. Not kısmına da "Dünya Ahiret Kardeşimin Çalışmalarına Destek Yapıyorum" diye yazın. Bakalım kim ne kadar vefakar görelim. Bu ülkenin nice meslek erbabı ve nice zengini de var. Onları da görelim. Öyle seyretmekle olmuyor. Bana "öyle miydi, böyle miydi" diye sormanıza gerek yok. Günde bin kere EFT yapıyorsunuz zaten..


Mesai saatlerinde EFT yapın veya mesai saatleri içine "ileri tarihli EFT" yapın. İsmi de aşağıda yazıldığı şekilde yazın.


Bülent Turgut TR07 0080 7000 2651 0736 3920 01


Bağış yapma niyetindeyseniz, eğer kendi kazancınıza sahip değilseniz ailenizle bizi karşı karşıya getirmeyin ve varlıklı değilseniz de bağış yapmayın.





ESTAĞFİRULLAH EL AZİM VE ETÜĞBÜ İLEYH. VİDEODA GEÇEN AĞIR KELİMELERDEN DOLAYI ÖZÜRLERİMİ DE BEYAN EDERİM. ÇOK DARALDIM ARTIK, BİLDİĞİNİZ GİBİ DEĞİL.


Yaptığım iyilikleri reklam edip ortaya saçmadığım, popüler kültüre uymadığım, bir yapıp bin göstermediğim, her şeyin doğrusunu ve faydalısını "kaynaklarıyla" anlatmaya çalıştığım için bu durumdayım. Önüne gelen saldırıyor ama niceleri var ki sadece kendini düşünüyor. Keyfine uymayanı yanlış gösteriyor.


"Kadim örf ve adetleri körü körüne takip etmek ölülerin hayatta olduğu anlamına gelmez, yaşayanların ölü olduğu anlamına gelir." İbn Haldun


428 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Hristiyanlıkta 7

Yedi Tılsım Derğahı Hıristiyanlıkta 7 sayısına kutsal sayı olarak Yeni Ahit (İncil)'te sıkça rastlanmaktadır. Mükemmellik sayısı olan Yedi, Tanrı'nın dinlenme gününü sembolize etmekte ve aynı zamanda

댓글

별점 5점 중 0점을 주었습니다.
등록된 평점 없음

평점 추가
bottom of page