top of page

Yaşamın acı gerçekleri: Alması bedava, çıkartması acıyla




Kamp hazırlıklarına devam. Bu kış dananın kuyruğu kopacak gibi görünüyor. Bir yerden kıvılcım almasına bakıyor. Bakıp göreceğiz artık. Hak yolunda mücadele etmek zordur, herkesin bünyesi kaldıramaz. 2 yılda ülkenin % 80'inden fazlasının anında döküldüğünü gördük. Kasabanın Cadıları hala uğraşıyorlar. Onlar kötülük tohumlarını her yere saçmaya yemin etmişler. Ahlak, iman, şuur onlardan gitmiş. Mason örgütlerine bağlanmışlar ve Lucifer'e iman etmişler. Göstere göstere de yapıyorlar ama hala bizim millet uyanamadı. Meydana konuşup duran ve bizden olduğunu iddia edenlerin dahi aslında küreselci ağzı ile konuştuklarını ve dertlerinin sadece kendi imajlarını parlatmak olduğunu gördük. Gerçekten iyi niyet sahibi olsalardı, bütün direnç gösteren insanları bir araya getirecek ortak bir platform kurulmasına destek verirlerdi. Ama popülizm üretmekten başka bir şey yapmadılar. Birçok insanı da yanlış yönlendirdiler. "Bu, sıvıdan kurtulman için" dedikleri şeyleri insanlara tavsiye ettiler ama o işin en az 1-2 yıl sürmesi gerektiğini izah etmediler. Şimdi onları dinleyenlerin çoğu rahatlamış halde geziyorlar. Kurtulduklarını zannediyorlar. Kendi hesaplarından bir sürü doğal reçete yayınladılar. Ülkeyi kurtardılar akıllarınca.. Allah sonumuzu hayreylesin. Maalesef beni bir tek Türkler dinlemiyor. Yapacak ta bir şey yok. Herkes başına geleni çekecek.


Aşılıların durumu ve kamplarımız


Temel olarak bizim asıl niyetimiz aşısız ve öngörü sahibi insanlara yardımcı

olmaktır. Aşılılar için yapabileceğimiz çok bir şey yoktur. Artık etrafındaki

insanlara hastalık saçıyorlar ve her geçen gün ruh halleri değişiyor.

Aşısızlar için her açıdan güvenilmezler. "Aşılı yakınlarımızı ne yapacağız"

diye soran arkadaşlara "onlar aşı olurken size danıştılar mı veya sizi

umursadılar mı" diye cevap veriyoruz. Bu süreçte çok insanı yitireceğiz ve

elimizden de bir şey gelmez. Birçokları hala aşılara toz kondurmuyor. Onlar

kendilerini düşünmüyorsa biz ne yapabiliriz? Arkada kalanları unutup yeni bir

yaşama adım atacağız. İlla ki aşılı yakınlarını getirmek isteyenler bazı

kuralları en baştan kabul edecekler:


1. Aşılılar aşısızlardan en az 100 metre ötede kamp kuracaklar ve asla

aşısızların yanına gelmeyecekler.


2. Birilerinin onları görmesi halinde asla aşısızların yerini

göstermeyecekler.


3. Aşısızların kullandıkları eşyaları ve yiyecekleri asla kullanmayacaklar.


4. Aşılı yakını olanlar, onların hastalıklarıyla ilgilenmeyi peşinen kabul

edecekler ve asla diğer aşısızlardan yardım istemeyecekler.


5. Sıkı sıkıya aşılara ve aşı severlere bağlı olanlar asla kamp alanlarına

getirilmeyecekler.


Aşılılar nasıl bir tehlike çemberinin içindeler?


1. Aşılılar, vücutlarındaki aşı toksinlerini deri ve terleme yoluyla dışarı

atıyorlar. Dokundukları ve geçtikleri her yere toksinlerini saçıyorlar. Her

yeni doz aşıda vücutlarındaki toksin miktarı artıyor. Hücresel stresleri ve

bağışıklık sistemlerinin çöküş haline girmesi de artıyor.


2. Aşılılar, bir araya geldiklerinde grafenin etkisiyle nöral bir elektriksel

ağ ve alan meydana getiriyorlar. Bu da elektromanyetik alan oluşturuyor.

Psikosomatik ve nöropatik rahatsızlıklar giderek çoğalıyor ve güçleniyor. Bu

da insanların saldırgan, anlayışsız, kavrama kabiliyetinden uzak, sabırsız,

kötü ahlak niteliklerine yatkın bir kişiliğe bürünmelerine yol açıyor.


3. Nanodust nanoçipler artık bir iğneden birkaç yüz tanesi sığacak kadar

küçükler. GPS verisi gönderebiliyorlar ve etraflarındakilerle ilgili bazı

verileri toplayıp uzak sunuculara gönderebiliyorlar. 2 yıl havada asılı

kalabilecek bu tür çipler yaptılar. Aşılılar için bu durum inanılmaz seviyede

tehlikeli.


Biz herkesin kamplara alınması diye bir söz vermedik. Aşılı olduğu halde yalan

söyleyenler eninde sonunda anlaşılacaktır. O zaman hiç kimse ona yardım

etmeyecektir. Bunu da açıkça ifade edelim. Yanında kimler geldiyse hepsi

birden kamp alanından çıkartılacaklardır.


Uyarı: Böcekleri yemeyin!


İncelenen 300 (%100) böcek çiftliğinden 244'ünde (%81,33) parazit tespit edilmiştir. Vakaların 206'sında (%68.67) tanımlanan parazitler sadece böcekler için patojenikti; 106 (%35.33) vakada parazitler hayvanlar için potansiyel olarak parazitikti; ve 91 (%30.33) vakada parazitler insanlar için potansiyel olarak patojeniktir.


"...yenilebilir böcekler genellikle önemli üretim kayıplarına neden olan patojenler ve parazitler tarafından enfekte edilir [3]. Bu patojenler ayrıca insanlar için dolaylı bir tehdit oluşturur..."

Yakında bütün herkesin sofrasında zorunlu olacak. Şehirde yaşıyorsanız bu böcekleri yiyeceksiniz. Başka yolunuz yok.

37 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yeni Başlayanlara Tavsiye

Hazırlıkçılığa yeni başlıyorsanız ve bilgi edinme konusunda hiçbir şey bilmiyorsanız küçük bir tavsiye verelim. Türkiye'de Yaşıyorsanız veya Türkiye İçin Hazırlık Yapacaksanız: Kurtuluş Rehberi kitabı

Comments

Rated 0 out of 5 stars.
No ratings yet

Add a rating
bottom of page