top of page

Yedi Ölümcül Günah (Hristiyanlık ve Yahudilik)




Hieronymus Bosch'un Yedi Ölümcül Günah ve Dört Son Şey resmi


Yedi ölümcül günah (Hristiyanlık ve Yahudilik)


Yedi ölümcül günah, Hristiyanlık inançlarına göre yedi büyük günah, temel günahlar, kardinal günahlar olarak da bilinen, Roma Katolik Kilisesi'nin görüşleri çerçevesinde Papa I. Gregorius tarafından düzenlenen, insanın hayatı boyunca sakınması gereken yedi günahtır. Bu günahların genellikle kişinin doğal yetilerinin veya tutkularının kötüye kullanılması veya aşırı versiyonları olduğu düşünülür (örneğin, oburluk kişinin yemek yeme arzusunu kötüye kullanımıdır). Yedi kutsal erdemin tam tersidir.


Yeni Ahit'in Galatyalılar bölümünde Yedi Şeytanî Hareket olarak geçmektedir.


Dante Alighieri'nin İlahi Komedya'sında sık değindiği konulardan biridir.


Günahların Latince adlarının ilk harflerinden oluşan SALIGIA, yedi ölümcül günah'ın diğer adıdır. Zaman içerisinde yedi günahtan her biri bir şeytanî varlıkla ilişkilendirilmiştir.


Latince: Superbia (İng. İngilizce: pride): Kibir, kendini beğenmişlik (Lucifer'e atfedilmiştir)


Latince: Avaritia (İngilizce: greed): Açgözlülük (Mammon'a atfedilmiştir)


Latince: Luxuria (İngilizce: lust): Şehvet (Asmodeus'a atfedilmiştir)


Latince: Invidia (İngilizce: envy): Kıskançlık, hasetlik (Leviathan'a atfedilmiştir)


Latince: Gula (İngilizce: gluttony): Oburluk (Beelzebub'a atfedilmiştir)


Latince: Ira (İngilizce: wrath): Öfke, yıkıcılık, gazap etmek (Baphomet'e atfedilmiştir)


Latince: Acedia (İngilizce: sloth): Tembellik, miskinlik (Belphegor'a atfedilmiştir)





YORUM: Hangi Şeytani varlıklara atıflar yapıldığına bir bakın. Satanist Küresel Elitler bugün hangi Şeytani varlıklara tapınıyor ve hangilerine kurbanlar adıyorlar? Dünyaya onları getirmek için uğraşıyorlar.





Dante'nin Inferno Tablosunda Lucifer insanları yiyor



Dante'nin Inferno Tablosu


1. Lucifer


Hristiyanlıkta genellikle Şeytan'ı yada İblis tasvir etmek için kullanılan bir isimdir. Ayrıca Lucifer cehennemin efendisidir, Şeytan ise sadece onun hizmetlisidir.


Bu kullanım Kitâb-ı Mukaddes'te (Eski Ahit, İşaya 14:3-20) cennetten atıldığından bahsedilen ve "Gün Yıldızı" ya da "Sabah Yıldızı" olarak bahsedilen meleğin Latincedeki adıdır. Aynı Latince kelime Kitâb-ı Mukaddes'te (2 Petrus 1:19) Şeytanla hiç alakası olmayan bir yerde de yer almaktadır. Bu ve bunun gibi birçok çeviride "Gün Yıldızı" kelimesi yerine direkt Latince Lucifer kelimesi kullanılmaya başlandı ve bu nedenle bu kelime Şeytan'ı tasvir etmek için kullanıldı.


Yeni Ahit'te 2 Petrus 1:19: Peygamberlerin sözleri bizim için daha büyük kesinlik kazandı. Gün ağarıp sabah yıldızı yüreklerinizde doğuncaya dek, karanlık yerde ışık saçan çıraya benzeyen bu sözlere kulak verirseniz, iyi edersiniz.


Latincede "Lucifer" kelimesi "Işık Getiren" (lux, lucis, "ışık", ve ferre, "getirmek") anlamına gelmektedir ve "Sabah Yıldızı"na yani Venüs'e verilen isimdir.


Eski Ahit'te Hezekiel 28:11-19: "...güzellerin ve bilgelerin en mükemmeliydin. Eden'de, Tanrı'nın bahçesindeydin. Giysilerin hep güzel taşlarla –yakut, zümrüt, aytaşı, beril, onix, safir, turkuazla- ve altın işlemelerle süslüydü. Bunlar sana sen yaratıldığın gün verildi. Seni kudretinle ve gücünle bekçim yaptım. Tanrının kutsal dağına gidebiliyor ve ateş tarlalarında yürüyebiliyordun. Yaptıklarından tamamen muaf tutulurdun ta ki için kötülükle dolana dek. Bu varlık içinde bile daha büyük şiddet yarattın ve günahkar oldun. Seni tanrının dağından men ettim ve seni bekçilik ettiğin ateş tarlalarından sürgün ettim. Güzelliğin yüzünden için kibirle doldu ve bilgeliğini kendi ünün için harcadın. Seni içine hapsettiğim ateşle beraber dünyaya attım. Seni takip edenlerle beraber sonunuz ateşler içinde küle dönecek. Çok feci bir sona geldin."


Hikâyenin devamına göre Lucifer kibrine ve hırsına yenik düştü. Tanrı'nın yarattığı ve kendinden daha güçsüz olan insan oğluna itaat etmeyeceğini söyledi, Tanrılığa özendi. Lanetlendi ve cennet bahçelerinden kovuldu.









The Worship of Mammon, 1909, Evelyn De Morgan








2. Mamon


Mamon /ˈmæmən/ Kitab-ı Mukaddes'teki Yeni Ahit'te, mal-mülk ya da paraca zenginliği ifade eder ve gözü doymaz bir kazanma, sahip olma çabasıyla ilişkilendirilir. Orta Çağ'da genel olarak bir tanrı olarak betimlenip somutlaştırılmış ve bazen de Cehennem'in Yedi Prensi'nden biri olarak anılmıştır.









Leviyatan'ın Yok Edilmesi (1865) Gustave Doré



3. Livyatan


Livyatan (İbranice: לִוְיָתָן‎, romanize: Līvəyāṯān), Tanah'da yer alan Eyüp Kitabı, Yeşaya Kitabı ve Amos Kitabı'nda ismi geçen deniz canavarıdır. Eyüp Kitabı'nda bahsedilen Livyatan, Antik Kenan mitolojisinde tanrı Baal Hadad tarafından mağlup edilmiş ilkel bir canavar olan Lotan'dan etkilenmiştir. Karşılaştırmalı mitolojiye göre Mezopotamya dininde canavara paralel olarak yer alan ve Marduk tarafından mağlup edilen Tiamat yer almıştır. Ayrıca Leviathan, İndra'nın Vritra'yı öldürmesi veya Thor'un Jörmungand'u yenmesi gibi anlatılardaki ejderha ve yılanlarla (serpent) karşılaştırılabilir.


İbrani Kutsal Kitabı'nda ise Leviathan güçlü bir düşmanı, özellikle de Babil'i (Yeşaya:27:1), tarif etmek için metafor olarak kullanılmıştır. Bazı 19. yüzyıl akademisyenleri canavarı timsah gibi büyük su canlılarına atıfta bulunduğu şeklinde yorumlamıştır. Sözcük daha sonraları genel olarak deniz canavarlarının yanı sıra "büyük balina" anlamına gelen bir terim olarak da kullanılmaya başladı.


Canavar, Yahudiliğin yanı sıra Hristiyanlık ve çeşitli gnostik dinlerde de yer alır.


Hıristiyanlıkta, Leviathan aynı zamanda şeytanın bir görüntüsü olarak kullanılır ve hem Tanrı'nın yaratıklarını - onları yemeye çalışarak - hem de Tanrı'nın yarattıklarını - Kaos sularında kargaşa ile tehdit ederek tehlikeye atar.


Septuaginta'daki Leviathan'ın olağan çevirisi olan bir "Ejderha" (Drakon), Vahiy Kitabında görünür. Eski Ahit, Leviathan'ı hiçbir yerde şeytanla özdeşleştirmese de, Vahiy Kitabındaki yedi başlı ejderhadır. Bununla Tanrı ile ilkel kaos canavarları arasındaki savaş, Tanrı ile şeytan arasındaki bir savaşa dönüşür.


Gnostik mezhebin kozmolojisine göre, dünya Leviathan tarafından, kendi kuyruğunu (ouroboros) ısıran ejderha biçimli bir archon şeklinde kapsüllenmiştir. Tüm evrende kötülüğü üreten Leviathan, Arhontlar tarafından yönetilen aşağı dünyayı Tanrı'nın krallığından ayırır. Ölümden sonra, bir ruh cennetin yedi küresinden geçmelidir. Eğer ruh başarılı olmazsa, dünyayı tutsak eden ve ruhu hayvani bir bedene geri döndüren Leviathan tarafından yutulacaktır.











"Beelzebub and them that are with him shoot arrows" (John Bunyan'ın The Pilgrim's Progress (1678) adlı yapıtından)



4. Beelzebub / Baal


Beelzebub veya Baalzevul, (İbranice: בַּעַל זְבוּ, Baʿal Zəvûv), eskiden Antik Filistinliler tarafından Ekron şehrinde tapınılmış, daha sonraları ise bazı İbrahimî dinlerde önemli bir iblisi figür olarak tasvir edilmiş bir tanrıdır. Beelzebub özellikle Antik Kenan'da tapınılmış Kuzeybatı Sami tanrısı Baal ile ilişkilendirilmiştir.


Çoğunlukla Hristiyan olan bazı dini kaynaklarda Beelzebub ismi şeytan ile eşdeğer şekilde kullanılır. Demonolojide ise Lucifer ve bazı diğer ilah adları ile birlikte cehennemi yöneten 7 cehennem lordundan biri olarak anılır. Tanah'ta geçen ve "sineklerin efendisi" anlamına gelen Baʿal Zəvûv, tanrıya tapınanları haşereye benzetmek için kullanılmıştır.[1] Tanrının asıl isminin "(göksel) evin efendisi" anlamına gelen Ba'al Zəbûl olduğu ve İsrailoğulları tarafından aşağılama amacı ile Baʿal Zəvûv ismi verildiği de düşünülmektedir









5. Belial


Belial (İbranice: בְּלִיַעַל; bĕli-yaal), İbrani Kutsal Kitabı'nda bahsi geçen, daha sonra ise Musevi ve Hristiyan metinlerinde şeytan ile bağdaşlaştırılan bir terimdir.


Etimoloji


Belial, "kötü ya da değersiz şeyleri karakterize etmek için kullanılan" İbranice bir kelimedir. Kelimenin etimolojik olarak genellikle beli- (בְּלִי; "olmamak") ve ya'al (יָעַל "değerinde") kelimelerinin birleşiminden türediği düşünülür.


Dini metinlerde Belial


İbrani Kutsal Kitabı


Kelime, Masoretik Metin'de yirmi yedi kez geçmektedir.


İbranice metinlerde ifade genellikle, "Belial'ın oğulları" olarak geçer. "Oğulları" ile biten ifadeler bir Sami deyimdir. Bu 27 bahisten, "Belial'in oğulları" (בְּנֵֽי־בְלִיַּעַל beni beliyaal) deyimi, değersiz insanları belirtmek için 15 kez kullanılmıştır. Bu deyim genellikle putperestler, zinacılar ve İbrani Tanrısı'na baş kaldıranlar için kullanılmıştır. Metnin diğer dillere çevirisinde Belial yerine "değersiz insanlar" veya "aşağılık kişiler" gibi ifadeler kullanılmıştır


Ölü Deniz Yazmaları


Belial kelimesi, İkinci Tapınak döneminde Musevi metinlerinde sık görülen bir konsepttir. 1948’de Kumran’da bulunmuş Ölü Deniz Yazmaları'nda da Belial’e yapılan çok sayıda atıfta bulunmaktadır.


Ölü Deniz Yazmaları'nın Işığın Oğulları, Karanlığın Oğullarına Karşı parçasına göre Belial, "Karanlığın Oğulları'nın" lideridir. Topluluğun Kuralları kısmında ise Tanrı'nın, “... Belial'i kalbimde tutmayacağım” demesi yer almaktadır. Ölü Deniz Yazmaları'nda Belial, Tanrı ile daha fazla tezatlık oluşturur. Metin Tanrıyı, Işık Meleği olarak tanımlarken, Karanlığın Meleği unvanı Belial'a atfedilir.


Hristiyanlık


Yeni Ahit'te kelime bir kez, Havari Pavlus'un bir sorusunda geçmektedir.


Rabbinik Yahudilik

Talmud ve rabbinik metinler genellikle, Belial'ı kötülüğün alegorik bir kişileştirmesi olduğunu düşünür ve doğaüstü olmayan bir görüşü takip eder. Tevrat'ta geçen "Belial'in oğulları" tabiri ise hala aynı anlamı ifade etmektedir.










Eliphas Levi'nin çizdiği Baphomet resmi. Baphomet'in sağ eliyle negatif ve kötü enerjiyi alarak, sol eliyle yeryüzüne ulaştırdığı tasvir edilmektedir.


6. Baphomet


Baphomet veya Bafomet, 14. yüzyıl başlarında Katolik Kilisesi tarafından aforoz edilen Tapınak Şövalyeleri'nin taptığı iddia edilen şeytanî figür. Tarihte bir ilah olarak ilk 1307 yılında kullanılmış olsa da Baphomet terimi 19. yüzyılda popülerize edilmiştir. Özellikle bu tarihten sonra Eliphas Levi tarafından çizilmiş "Sabbat Keçisi" olarak da anılan eser ile Baphomet karakterize edilmeye başlanmıştır. Bu tasvir erillik ve dişilik, iyi ve kötü, aşağı ve yukarı gibi zıt kavramları içerir.


Kelime kökeni


Modern akademisyenler ve Oxford English Dictionary'ye göre Baefomet teriminin kökeni Eski Fransızca'da yer alan ve Muhammed anlamına gelen Mahomet sözcüğüne dayanmaktadır. Eski çağlarda Hristiyanlar, Müslümanları Muhammed'e tapınan putperestler olarak görmekteydi. Pek çok Orta Çağ Avrupası kökenli eserde Muhammed, Bafum veya Bafumetz adları ile bir put olarak anılmıştır. Uzun yıllar boyunca İslam ile yakından ilişkide bulunmuş Haçlı devletleri ve Tapınak Şövalyeleri'nin kendi inançlarına bu dinden bazı öğeler katmaya başlaması ile Katolik Kilisesi tarafından sapkın görülmeleri ve bu tanrı ile ilişkilendirilmelerine bir dayanak olmaktadır. Bir diğer düşünce ise Tapınak Şövalyeleri'nin orijinal dinlerine bağlı kaldıkları, ancak manipüle etmek amacı ile sahte bir şekilde Müslümanlar ile ilişkilendirilmeleri ve Baphomet'e taptıklarının iddia edilmesidir.


Buna karşın çeşitli farklı iddialar da bulunmaktadır. Hugh J. Schonfield, The Essene Odyssey kitabında Yunancada hikmet anlamına gelen Yunanca: Sophia sözcüğünün Atbash şifrelemesi sonucu Baphomet'i oluşturduğunu iddia etmiştir. Bu şifreleme İbrani alfabesinde kullanılan ve harflerin sondan başa doğru yazılması esasına dayanan bir tekniktir. Bafomet kelimesi İbrani alfabesinde בפומת‎ (bpwmt) şeklinde yazılıp üzerinde Atbash uygulandığında שופיא‎ (šwpy‘, "Şofya'") kelimesi ortaya çıkar ve bu Sophia olarak yorumlanabilir.


Yunancadaki Yunanca: Baphe (vaftiz) ve Yunanca: Metis (ustalık) kelimelerinin birleşimi olduğu iddia edilmiştir.[6] İdris Şah'a göre Bafomet kelimesi Ebu Fihamet (Anlayışın Babası) kelimesinden türetilmiştir.[kaynak belirtilmeli] Émile Littré'nin Dictionnaire de la langue francaise eserinde Bafomet'in kökeni bir dizi Latince kısaltmanın Kabbala öğretilerine göre tersten okunmasına dayandırılır. Temp. o. h, p. Ab - Latince: Templio omnium hominum pacis abhas (İnsanlar arasındaki barışın babası) demektir. Emile kaynak olarak Levi'yi göstermektedir.












7. Belphegor


Hıristiyan şeytanbiliminde, Belfegor İbranice: ב בּללל-בְּעורר BáalAl-pəóór-Boşluğun / Boşvermişliğin / Tembelliğin Efendisi) bir iblis . Daha sonra Kabala'da Belphegor, insanların keşifler yapmasına yardımcı olan bir iblistir. İnsanları, onları zengin edecek ustaca icatlar önererek, ona akredite edilemeyen şeyleri durgunlaştırarak baştan çıkarır.


Yardımcı Piskopos ve cadı avcısı Peter Binsfeld, Belphegor'un tembellik yoluyla baştan çıkardığına inanıyordu. Ayrıca Peter Binsfeld'in İblisler Sınıflandırmasına göre Belphegor, Hıristiyan geleneğinde Tembellik olarak bilinen ölümcül günahın baş iblisidir.





57 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yayın Edinmeden ve Oba Katılımından Önce Şunlara Göz Atın

YAYIN EDİNME VE OBALARA KATILIM YÖNTEMLERİ İLE İLGİLİ ŞU YAZILARA MUTLAKA GÖZ ATIN ​ Anlık Fırsatlar Duyuru Fırsatlar İLETİŞİM İletişim kanalı Telegram üzerinden DM atmaktır. Telegram ile iletişim ku

Comments

Rated 0 out of 5 stars.
No ratings yet

Add a rating
bottom of page