top of page

Zamanı geldi




3 yıldır anlattığım zamanlar geldi. Artık dananın kuyruğunun kopacağı yıla yaklaşıyoruz. Bana demediğini bırakmayan bir sürü kişi oldu. Küreselciler bile artık kendi konferanslarında "Güneş Patlamaları" konulu oturumlar yapıyorlar. Küresel İklim Krizi yok, Tarık Yıldızı'nın Geliş Süreci var.. Bunu ne kadar çabuk kabul ederseniz o kadar fazla zihinsel olarak hazırlanırsınız. 30 yıldır gerek Küreselciler, gerek İllüminati, gerek siyaset, gerek ticaret, gerek kültür ve medeniyet, gerek tarih, gerek Biyoloji ve Sağlık alanlarında ne söylediysem tek tek tek çıktı. Benim 30 yıldır bahsettiğim konuları sosyal medya fenomenleri ve medya mensupları daha yeni yeni söylemeye başladı.


2022 Ağustos ayında "Deccal, bulunduğu adadan İllüminati tarafından kurtarıldı, Çin'e götürüldü" demiştim. Buna da inanmadılar. Araplar 1 yıl sonra benim söylediğimi söylediler. Deccal şu anda Kabbalist ve Paganist ayinler, kara büyüler, şeytani varlıkları çağırma ritüelleri yapıyor. Tarık Yıldızı'nın enerjisini kendi lehine kullanma gayretinde. Psişik, subliminal ve manevi saldırılar şu anda had safhada.. Baş ağrısı, baş dönmesi, kulak çınlaması, isteksizlik, isyan etme arzusu, yaşama karşı soğukluk, bezginlik, yorgunluk gibi haller varsa siz de saldırı altındasınız. İnanmıyorsanız Biyorezonansınızı ve Biyoenerji durumunuzu kontrol edin.


3 önemli olay:


1. Manyetosferin zayıflaması: Manyetosfer zayıflıyor, ağır elektromanyetik dalga baskısı altında ve manyetik kuzey kutbu 80 dereye kadar eğiliyor.


2. Schumann Rezonansının pikleri sıklaştı: 6 ay öncesinde 3-4 ayda bir pik oluyordu şu anda 10 günün altına indi. Yakında Blackout süreleri ve sıklığı artar.


3. Jeomanyetik Fırtınalar arttı ve güçlendi: Tarık Yıldızı Güneş'e yaklaştıkça Güneş lekeleri büyüyor ve patlamalar artıyor. Devletler G3 olarak gösterse de şu anda G1 ve G2 seviyelerindeyiz.


2024 yılı doğal yolla, gökyüzü yoluyla ve insan eliyle gelen afetlerin ve felaketlerin artacağı ve de güçleneceği zamandır. Araplara göre Tarık Yıldızı 2024 yılında ortaya çıkacak.


Bizi neler bekliyor?


İlkel yaşama doğru ilerliyoruz. Kırsalda yaşamak daha kolay olacak insanlar için.. İster istemez kırsala geçmeler olacak. Tarık Yıldızı kendini daha da göstermeye başladığında zaten ya kırsala geçeceksiniz ya da şehirlerde helak olup gideceksiniz. Şehirlerde şu anda elektromanyetik alan çok kuvvetli.


1. Jeomanyetik fırtınalar yüzünden elektrik ve elektronik sistemlerin çalışamaması, yanması ve kullanılamaması, iletişim yollarının iptal olması, uyduların yanması veya patlaması. Böylece giderek bildiğimiz yaşam yerini ilkel yaşama bırakacak.


2. Belediye hizmetlerinin durması ve yerleşim yerlerinde yaşamın imkansız hale gelmesi. Evlere su getirilmesi, ev kanalizasyon sistemleri, çöp toplayan araçlar, vs. her şey elektrik gerektiriyor. Belediye hizmetleri düzgün işlemeyince gerçek salgınlar peydah olacak.


3. Afetlerin ve felaketlerin yerleşim alanlarında çoğalması ve güçlenmesi. Yerleşim alanları zemin etütü ve jeolojik araştırmalar yapılmadan kuruldu.


4. Elektrik kullanımı zorlaşınca ve ardından da artık imkansız hale gelince yerleşim yerlerinde durmak imkansız olacak. Zira lojistik olmayacak ki yiyecek-içecek gelebilsin, evler karanlıkta kalacak, devlet hizmetleri olmayacak, vs.


Ne yapabiliriz?


3 yıldır dünyada eşi ve benzeri olmayan çalışmalar sürdürdük. Kaotik zamanlarda işinize çok yarayacak yayınlar hazırladık ve daha da iyisi onbinlerce yıldır atalarımızın kullandığı oba düzenini içeren kamp yapıları organize ettik. İşi emlakçılığa dökmemek, hazırlıkçı ruhunu bırakmamak, ileride meydana gelecek iklimsel ve jeolojik değişimleri de hesaba katarak mobilize ya da yarı mobilize olmak, kolay ve pratik şekilde hazırlanabilmek için tesis kurulması yönünde gayret göstermedik. Zaten yer yerinden oynayacağı için mevcut binaların ve yapıların hepsi yıkılıp gidecek. Toprakla ve doğa ile iç içe olan, günlük doğa kontrollerini ve gözlemlerini yapan, elinde faydalı bilgileri olan kişiler büyük avantaj sahibi olacaktır. Apocalypse, Doomsday, End of Times, vs. gibi konularda yapılmış filmlerdeki ve dizilerdeki manzaraları aynen yaşayacağız. Neden? Çünkü insanoğlu çok fazla azdı ve artık son düzlüğe girilebilmesi için nüfusun Allah iradesiyle azaltılması gerekiyor. Şeytani projelerle dünya nüfusunu azaltmaya çalışanlar ve onlara destek verenler çoğunlukta. % 10 gibi bir kesim onlara karşı koyuyor ama % 2 gibi bir kesim sadece irade ve iman gösterebiliyor.


Sadece Türkiye için değil, dünyanın bir çok ülkesi için de benzer çalışmaları yaptık. Kendisi oturup çalışma yapamayacak olan o zaman hazır olanlara yönelecektir. Başkalarının ağzına, umursamazlığına, harekete geçip geçmemesine bakarsanız çok yanılırsınız. Kendinizi beterin de beteri hallerde bulmanız işten bile değildir. Size boş boş akıl verenler ve olmadık laflar edenler yarın büyük afetler de başladığında gelip sizi kurtarmayacak. Hatta afet kurtarma ekipleri bile en fazla % 2'lik afetzedeye erişebilmektedir. Geriye kalanı tamamen sizin gayretinize kalmıştır.


1. Bilgiye sahip olun: Bilgiye sahip olan gücü elinde tutar. Kaotik zamanlarda işinize yarayacak olan Sağlık / IFAK, Surviving, Bushcraft, Kampçılık, vs. bilgilerine sahip olun. Bunlarla ilgili faydalı kaynaklar edinin. Biz de böyle bilgileri derleyip toparladık. Sizin bunlarla uğraşma vaktiniz yoksa o zaman hazır olanları edineceksiniz.


2. Kırsala kaçabilmek için planınızı yapın. Afet kaçış planı olarak bunun üzerine çalışın. Bir kaçış planınız yoksa daha büyük afetler başladığında şaşkın halde kalırsınız ve o halde iken de hiçbir şekilde plan yapamazsınız. Afet Risk Analizleri çalışmamızda kişisel risk değerlendirmesi ve planı üzerine çalıştık. Şehirlerden kaçış planları dahi oluşturduk.


3. Kırsaldaki afetlere ve felaketlere karşı daha iyi durumda ve güvenilir alan olan yerleri belirleyin. Afetler başladığında rastgele yerlere gitmeyin. Tam da afetlerin kucağına düşme ihtimaliniz çok yüksektir. 81 ilin güvenli alanları haritalarımızı bu yüzden hazırladık.


4. Denizlerden karaları su basması konusunu hafife almayın. Türkiye'de 225-457 metre arası olma ihtimali yüksektir. Ancak bazı yerlerde 457 metreyi de aşabilir. Okyanus kıyılarında 2000 metreye ulaşan tsunami fırtınaları beklenmektedir. Su baması haritalarımızı bu yüzden hazırladık.


5. Tarık Yıldızı'nın kuyruklarının hizalandığı yerlerde yaşıyorsanız Tarık Yıldızı'nın sayhasını duyduğunuzda buraları bırakıp iç taraflara geçin. En azından geçici olarak. Daha sonra durum değerlendirmesi yaparsınız. Rize-Trabzon, Samsun-Düzce-Sakarya, Kocaeli, Edirne, Bursa-Çanakkale, Van-Malatya, Maraş-Adana, Mersin-Burdur hatları Tarık Yıldızı'nın Anadolu'ya hizalandığı yerlerdir. Kuzeyde ve güneyde iki hat bulunmaktadır. Bunu da gökyüzü fenomenleri, meteor yağmurları, hava durumu anomalileri, afetlerin yoğun olduğu yerler olarak bazı alametler ve işaretler ile belirleyebilirsiniz. Belirlediğimiz güvenli alanlar ve bunlara dair hazırladığımız haritalar çok önemlidir.


5. Mutlaka güvenli alanlarda kendinize kamp yeri belirleyin. Daha da güzeli şansınızı 100 kat artırıp oba yapısı gibi birliklere katılın. Tek başınıza ya da ailenizle afet krizini yönetemezsiniz.


Vaktiniz, ilminiz, gayretiniz yetiyorsa oturup kendi afet hazırlıklarınızı kendiniz yapın. Son pişmanlık fayda etmez. Ama elmas değerinde Kurtuluş Rehberi kitabını almaya bile çekinenler veya kitaba gereken önemi vermeyenler yarın çok pişman olacaklardır.


Yarın dünya karanlığa gömüldüğünde ve iletişim mümkün olmadığında "keşke zamanında şu kitabı alsaydım, şu obalara katılsaydım, şu adamın dokümanlarını edinseydim" diyen de çok olacaktır. Bütün çalışmalarımızı 1 yıldan uzun zaman hiçbir şey beklemeden yani tamamen ücretsiz dağıttık. İnsanlar oralı bile olmadı. Biz ne yapalım? Onca emek, zaman, para harcanmış çalışmaları bedavaya indirip kendine bir yol çizmek bile insanlara zor geldi.


UYARI:


Lütfen bana "ben eşime, arkadaşıma, akrabama anlattım.. Bana deli diyorlar, anlamsız gözlerle bakıyorlar" türünden yazılar göndermeyin. Akademisyen olduğu halde hiçbir geliştirici kitap okumayan insan yığınlarının ülkesinde yaşıyoruz. Geriye kalanı siz düşünün. Ülkemizde kitap satın alma oranı Binde 2'nin altında, faydalı kitap okuma oranı Onbinde 1'in altında.. Yine bu ülkede iki tane salak video seyredip kendini alim zannedenlerin oranı % 95. Adamın bildiği kavram sayısı 10000'in (onbin) altında.. Akademisyenlerin bile bildiği kavram sayısı 20000 (yirmibin) civarında.. ABD'de 18 yıllık eğitim hayatında insanlara öğrettiği kavram sayısı 850000+ (sekizyüzellibinden fazla). 34 ana bilim dalında 17 milyondan fazla kavram biliyorum. Şimdi ben bir şey anlattığım zaman kendini hiç geliştirmemiş insanların bir şey anlamaması gayet normal. Oturup ta onlarla vakit kaybedemeyiz. Bizden nasibi olan istifade eder, nasibi olmayan edemez. Herkese ayrı ayrı laf anlatamayız. Peygamberlerin hemen hepsine insanlar eziyet etti, birçoğunu yaşadıkları şehirlerden kovdular ve birçoğunu dahi insanlar öldürdü. Bugün yaşayanlar işte o zamanlarda yaşayanların torunları. Hamurunda ve mayasında iyi ve faydalı şeyler yoksa siz ona bir şey anlatamazsınız. Böyle insanların önüne bizi sürüp bizi hedef haline getirmeyin, gereksiz polemiğe girmeyin ve bizim de vaktimizi boş yere öldürmeyin. Koskoca evliyaların bile yanında belirli sayıda insan oldu. Bizim gibi insanlara inanmamaları gayet doğal. Küreselciler ve medya onları uyutuyor. Dünyaya dört kolla sarılmış insanlara "yakında düzenin yıkılacak" derseniz tabi ki istemez. Başkasını boşverin, onların gideceği yer bellidir. Siz kendi safınızın ve istikametinizin ne olacağına karar verir.



30 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

GERÇEKTEN FAHİŞ FİYAT VAR MI?

Bir fincan kahvenin maliyeti en çok 4 Lira, satış fiyatı ise 90-120 Lira arasında değişiyor. İşte fahiş fiyat dediğimiz şey tam olarak bu. Bildiğim bir işletmeden detay da vereyim. Orta-üst bir muhitt

Commentaires

Noté 0 étoile sur 5.
Pas encore de note

Ajouter une note
bottom of page